white banner
Son 20 Yılın En İyi 40 Türk Filmi

Yazı Boyutu:

Son 20 yılın en iyi Türk filmlerini keşfedin! IMDb verilerine göre hazırlanmış bu listede hem eleştirmenlerin hem izleyicilerin favori 40 başyapıtı var.

Sinema tarihine damga vuran, hafızalara kazınan ve dönüm noktası olan filmler… Bu kez radarımızda, son 20 yıla damga vurmuş, eleştirmenlerden tam not almış ve gişe rekorları kırmış Türk filmleri var.

Son 20 yılda Türk sineması, hem ulusal hem de uluslararası alanda büyük başarılara imza attı. Kalbimize dokunan, düşündüren ve sinema dilini ileri taşıyan birçok filme ev sahipliği yaptı. Peki, bunca zenginlik arasından “en iyileri” nasıl belirlenir? Sadece gişe başarısı mı, festivallerde kazandığı ödüller mi, yoksa seyircinin kolektif beğenisi mi belirleyici olmalı?

Biz bu sorunun peşine düştük ve ezbere listelerden kaçınarak veriye dayalı, objektif bir seçki hazırladık. Film seçimlerimizi ve sıralamamızı, sinema dünyasının referans noktası olan IMDb’nin kullanıcı puanlarına ve oy sayılarına göre oluşturduk. Bu puanları kaç kişinin verdiğine de baktık. Az oyla şişirilmiş puanlara temkinli yaklaştık; hem sanatsal değeri yüksek hem de geniş kitlelere ulaşabilmiş filmleri öne çıkaran ağırlıklı bir hesaplama yöntemi kullandık.

Şimdi arkanıza yaslanın, kahvenizi yudumlayın ve son 20 yıla damgasını vurmuş, IMDb verileriyle sabitlenmiş bu 40 unutulmaz filme birlikte göz atalım. Favoriniz listenin zirvesinde mi? Belki de hiç izlemediğiniz bir başyapıt keşfedersiniz…

  • Yönetmen: Fikret Reyhan
  • Oyuncular: Hakan Salınmış, Süreyya Kilimci, Hakan Emre Ünal
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2020

Fikret Reyhan’ın yönettiği Çatlak, aile ilişkilerine odaklanan çarpıcı bir dram. Borç nedeniyle bir araya gelen aile bireyleri, geçmişin küllenmiş kırgınlıklarıyla yüklü bir akşam yemeğinde yüzleşmek zorunda kalır. Sessizliklerin arkasına gizlenmiş sırlar, bastırılmış öfkeler ve hayal kırıklıkları birer birer gün yüzüne çıkar.

Tek bir evin içinde geçen bu kapalı mekân anlatısı, aile içi dinamiklerin ne kadar kırılgan, ne kadar yıkıcı olabileceğini soğukkanlı bir gerçekçilikle gösteriyor. Çatlak, büyük prodüksiyonlara ya da yıldız isimlere yaslanmadan, minimalist tarzı ve güçlü oyunculuklarıyla öne çıkıyor. Gerçekçi diyaloglar ve karakter derinliğiyle, birçok izleyiciye “bizim evde de böyle anlar yaşanmıştı” dedirtecek kadar tanıdık.

IMDb’den aldığı 7.2 puan ve 2.100’den fazla oyla listenin alt sıralarında yer alsa da, bu film yalnızca veriye değil, etkilediği izleyicilerin ruhuna da oynuyor. Çatlak, güvenin, sadakatin ve aidiyet duygusunun nasıl kolayca sarsılabildiğini gösteren, buruk ama sarsıcı bir aile tablosu sunuyor.

  • Yönetmen: Mehmet Sertan Ünver
  • Tür: Müzik Belgeseli
  • Yapım Yılı: 2017

Blue, Türk rock müziğinin en parlak sayfalarından birine tutulmuş bir fener. Blue Blues Band’in efsanevi iki üyesi, Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı’nın ömürlerine ve ölümlerine uzanan bu film, bir müzik grubunun ötesinde, iki dahi müzisyenin hayatta kalma savaşına tanıklık ettiriyor.

90’ların yeraltı rock sahnesinin çalkantılı ruhunu ve tutkusunu yansıtan film, sahnede parlayan bu iki adamın özel hayatlarındaki boşlukları, acıları ve çöküşlerini gözler önüne seriyor. Tanıklıklar, sahne arkası görüntüler ve orijinal kayıtlarla örülen anlatı, Yavuz ve Kerim’in hem müziğe bağlılığını hem de trajik sonlarını duygu sömürüsüne kaçmadan, derin bir saygıyla sunuyor.

IMDb’de 8.3 gibi yüksek bir puan alan Blue, yaratıcılığın bedelini, sanatçının yalnızlığını ve üretmenin ağırlığını anlamak isteyen herkes için izlenmesi gereken bir yapım.

  • Yönetmen: Yüksel Aksu
  • Oyuncular: İsmail Hacıoğlu, Fikret Kuşkan, Yasemin Yalçın
  • Tür: Biyografi, Dram, Müzik
  • Yapım Yılı: 2024

Anadolu Rock’ın öncüsü, protest müziğin sesi ve bir dönemin ikonu… Cem Karaca’nın Gözyaşları, Türk müzik tarihinin en güçlü figürlerinden birinin yaşamını perdeye taşıyor.

Film, Cem Karaca’nın gençlik yıllarından itibaren müziğe duyduğu tutkuyu, siyasi baskılarla şekillenen hayatını, sürgün yıllarını, aşklarını ve geri dönüş hikâyesini izleyiciye sunuyor. Hem sahnedeki devinimi hem de içsel kırılganlıklarıyla Karaca’nın çok katmanlı portresi çiziliyor.

Cem Karaca’nın Gözyaşları, müziğin ifade, direniş ve varoluş biçimi olduğunu hatırlatıyor. Sanatın taşıdığı bedeli ve sanatçının yalnızlığını gözler önüne seren film, duygusal yoğunluğuyla akılda kalıyor.

  • Yönetmen: İpek Sorak, Ömer Faruk Sorak
  • Oyuncular: Nesrin Cevadzade, Yiğit Kirazcı, Elif Doğan
  • Tür: Dram, Romantik
  • Yapım Yılı: 2020

İpek ve Ömer Faruk Sörak’ın yönettiği “Aşk Tesadüfleri Sever 2”, zamana ve mesafeye meydan okuyan bir aşk hikâyesi.

Film, Defne ve Kerem üzerinden evrensel bir sevgi öyküsünü anlatıyor. 90’ların nostaljik ruhuna sadık kalırken, İstanbul’dan Berlin’e uzanan mekânlarda geçen hikâyede; tesadüfler, yeniden karşılaşmalar ve “yaşamı yeniden başlatma” ihtimali ile izleyiciyi duygusal bir yolculuğa davet ediyor.

Film, büyük umutları, hayal kırıklıklarını ve yeniden yeşeren aşkı iç içe geçirerek, seyirciye “aşk ikinci şans alır mı?” sorusunu sorduruyor.

Aşk Tesadüfleri Sever 2, modern zamanların yoğun temposu ve yalnızlık hissi içinde, hala mucizelere ve yeniden bağ kurmaya dair umut taşıyan herkese hitap ediyor. Romantik dram sevenler için güzel bir devam klasiği.

  • Yönetmen: Bora Egemen
  • Oyuncular: Kıvanç Tatlıtuğ, Büşra Develi, Alihan Türkdemir
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2018

Otizmli bir çocuk ve onun sessiz dünyasına ulaşmaya çalışan bir baba… Hadi Be Oğlum, izleyiciyi babalık, sevgi ve mücadele temaları etrafında duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.

Balıkçılık yaparak geçimini sağlayan Ali, otizmli oğlu Efe’nin dünyasına ulaşmaya çalışırken, sessizliğin içindeki bağın gücünü keşfeder. Kelimelerin yerini bakışların, öfkenin yerini sabrın aldığı bu ilişkide, sevgi kendi yolunu bulur. Ali’nin çabası, toplumun görmezden geldiği bir gerçekliğe, duyarlılıkla tutulmuş bir ayna.

Hadi Be Oğlum, engellerin çoğu zaman duygusal olduğunu hatırlatıyor. Sevginin dili değişebilir, ama özü hep aynı… Özellikle ebeveyn olan izleyiciler için dokunaklı ve düşündürücü bir film.

  • Yönetmen: Zeki Demirkubuz
  • Oyuncular: Miray Daner, Burak Dakak, Cem Davran
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2023

Zeki Demirkubuz’un her filmi tartışma yaratır, Hayat ise bu tartışmaların patlama noktası oldu. Yönetmenin karanlık, sorgulayıcı ve içe dönük sinema dilini yeniden ama bu kez daha deneysel bir çerçevede izleyiciyle buluşturuyor.

Film, İstanbul’un sıkışmış sokaklarında, birbirinden uzak ama paralel hayatlar yaşayan karakterlerin hikâyelerini odağına alıyor. Modern insanın yalnızlığı, ahlaki ikilemler ve bastırılmış arzular; “Hayat”ta yine Demirkubuz sinemasının mihenk taşları. Ancak bu kez yönetmen, alışıldık anlatı yapısının dışına çıkarak daha açık, daha “popüler” bir dil deniyor ve tam da bu sebeple hem övgü hem de eleştiri oklarını üzerine çekiyor.

Oyuncu kadrosu da en az film kadar dikkat çekici. Miray Daner’in Hicran karakterine getirdiği yorum, Umut Kurt’un içe kapanık baba performansı ve uzun bir aradan sonra beyazperdeye dönen Cem Davran, filmi oyunculuk açısından da ayakta tutuyor. Demirkubuz’un açıklamaları, özellikle “cinsiyet meseleleri”ne dair ifadeleri, filmin yarattığı sansasyonun tuzu biberi oldu.

Türkiye’nin 2024 Oscar adayı olmasına rağmen yönetmenin “şansı yok” dediği Hayat, belki herkese göre değil ama herkese bir şeyler düşündürmeye muktedir.

  • Yönetmen: Onur Saylak
  • Oyuncular: Ahmet Mümtaz Taylan, Hayat Van Eck, Turgut Tunçalp
  • Tür: Suç, Dram
  • Yapım Yılı: 2017

Modern zamanların en sarsıcı gerçeklerinden biri olan insan kaçakçılığı… Daha, bu acımasız konuyu, bir çocuğun gözünden anlatıyor. Onur Saylak’ın ilk uzun metrajlı filmi, hem eleştirmenlerden hem izleyicilerden yoğun tepkiler aldı.

Ege kıyılarında, babasıyla birlikte mültecileri yasa dışı yollarla Avrupa’ya geçiren 14 yaşındaki Gaza’nın hikâyesi, filmin kalbini oluşturuyor. Babasının otoritesiyle bastırılmış bir çocukluk, umutla çaresizlik arasında sıkışmış bir büyüme… Gaza’nın gözlerinden izlediğimiz bu dünya, insanlığın da karanlık yüzünü sergiliyor.

Ahmet Mümtaz Taylan’ın katı baba karakteri ile Hayat Van Eck’in çatışmalarla örülü Gaza performansı, filmi bir psikolojik gerilim hattına taşıyor. Bu ikili arasındaki ilişki, ekranın ötesine taşan bir gerilim yaratıyor. Daha, vicdanı zorlayan bir yapım.

  • Yönetmen: Yağız Alp Akaydın
  • Oyuncular: Birce Akalay, Salih Bademci, Şifanur Gül
  • Tür: Tarih, Biyografi, Dram
  • Yapım Yılı: 2024

Sanatla yazılan bir devrim hikâyesi… Bir Cumhuriyet Şarkısı, 1934’te İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Türkiye ziyaretine ve bu ziyaret için Atatürk’ün emriyle bestelenen ilk Türk operası “Özsoy”un yaratım sürecine odaklanıyor.

Film, dahi besteci Ahmed Adnan Saygun’un 27 günde bestelediği Özsoy operasının perde arkasını anlatırken, Cumhuriyet’in kültüre, modernleşmeye ve sanata verdiği önemi sahneliyor. Bu yönüyle ulusun sanatla kurduğu vizyoner bağa yazılmış sinematografik bir övgü.

Oyuncu kadrosu ise tam anlamıyla yıldızlar geçidi: Salih Bademci, Saygun’un iç dünyasını canlandırırken, Ertan Saban Atatürk’ü, Ahmet Rıfat Şungar Münir Hayri Egeli’yi canlandırıyor. Tuluğ Tırpan imzalı müzikler, Musiki Muallim Mektebi gibi dönemin sembolik mekânlarında yapılan çekimlerle birleşince, ortaya hem görsel hem işitsel bir tarih şöleni çıkıyor.

  • Yönetmen: Cem Kaya
  • Tür: Belgesel
  • Yapım Yılı: 2022

Göç, müzikle, özlemle, kimlikle taşınır… Cem Kaya’nın ödüllü belgeseli Aşk, Mark ve Ölüm, Almanya’ya işçi olarak giden Türklerin, kendilerine has bir müzik kültürü yaratarak var olma çabalarına odaklanıyor.

Arşiv görüntüleri, dönemin popüler şarkıları ve birinci ağızdan röportajlarla örülen belgesel; Türk işçilerinin yaşadığı yabancılığı, kimlik mücadelesini ve bu zorluklara karşı geliştirdikleri kültürel cevabı aktarıyor. Düğün salonlarında doğan şarkılar, Almanca sözlü Türkçe pop ezgileri ve Anadolu’nun melodik dokusu… Hepsi bu renkli, hüzünlü ve asi panoramada buluşuyor.

Aşk, Mark ve Ölüm, Almanya’daki Türk diasporasının hafızası, direnci ve kültürel üretkenliğinin sinematografik kaydı. Şarkılar ise bu hikâyenin en içli anlatıcıları…

  • Yönetmen: Fatih Akın
  • Oyuncular: Numan Acar, Adam Bousdoukos, Diane Kruger
  • Tür: Gerilim, Trajedi, Suç, Dram
  • Yapım Yılı: 2017

Paramparça, bir kadının yas, öfke ve adalet arayışıyla örülü hikâyesini merkezine alırken, modern Avrupa’da yükselen Neonazi tehdidine odaklanıyor.

Eşini ve küçük oğlunu bir bombalı saldırıda kaybeden Katja, yıkımın ardından sistemin duvarlarına çarpar. Saldırının failleri Neonazi bir çift çıkınca, Katja’nın hikâyesi intikamla yoğrulan bir adalet arayışına dönüşür. Film, hukukun ve vicdanın çakıştığı noktada izleyicisini rahatsız edici sorularla baş başa bırakıyor.

Diane Kruger’ın Katja performansı ise filmi sırtlıyor. Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Kruger, bir annenin dayanma sınırlarını ve kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığında neler yapabileceğini yansıtıyor.

  • Yönetmen: Mehmet Kurtuluş, Ayşe Ünal
  • Seslendirme: Uğur Yücel, Demet Evgar, Okan Yalabık
  • Tür: Animasyon
  • Yapım Yılı: 2016

Türk sinemasının en arsız, en aykırı karakteri Kötü Kedi Şerafettin, Bülent Üstün’ün kült çizgi romanından sinemaya uyarlanan ve yetişkinlere yönelik mizahıyla dikkat çeken, Türk animasyonunun en cesur işlerinden biri.

İstanbul’un arka sokaklarında yaşayan, küfürbaz, sigara tiryakisi ve tam bir baş belası olan tekir kedi Şerafettin; dostları Rıza ve Cemo ile olayların tam ortasında. Sıradan bir gün, cinayetler, intikamlar ve aile dramlarıyla kabusa dönüşüyor ve izleyici de bu çılgın dünyanın bir parçası haline geliyor. Film, kentsel dönüşümden sokak kültürüne, şiddetten insan ilişkilerine uzanan eleştirilerini, iğneleyici ve sert bir mizah diliyle yapıyor.

Çizgi romanın anarşik ruhu perdeye neredeyse eksiksiz taşınmış. Üç boyutlu animasyon teknikleriyle hayat bulan Şero, bildiğimiz gibi: Arsız, sert ve dürüst. Küfürlü diliyle bazılarını rahatsız etse de, Kötü Kedi Şerafettin Türkiye’de yetişkin animasyonuna açılan ilk kapılardan biri olarak hafızalara kazındı. Başarılı seslendirme kadrosu ve görsel dünyasıyla, sınır tanımayan bir kara mizah örneği.

  • Yönetmen: Berkun Oya
  • Oyuncular: Ayça Bingöl, Fatih Artman, Funda Eryiğit
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2022

Berkun Oya’dan bir başka içe bakan, içe işleyen anlatı… Cici, Netflix yapımı bir aile dramı gibi başlıyor; ama hızla karakterlerin iç dünyasında yankılanan bir sessizlik ve bastırılmışlık hikâyesine dönüşüyor. Seyirciyi klasik anlatı kalıplarının dışına itiyor.

Babalarını kaybettikten yıllar sonra, annelerinin çiftlik evine dönen kardeşler; çocukluklarının gölgeleriyle ve birbirleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Görünürde sade bir aile buluşması, aslında travmaların, kırgınlıkların ve kuşaklar boyunca süren suskunlukların çözülmeye başladığı bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Cici, aile içi ilişkileri, nesiller arası aktarımı ve kabullenme sancısını, Oya’ya özgü tekinsiz bir atmosferde, gerçeküstü anlarla örüyor.

Film, izleyiciyi duygusal bir düzlemde etkilemektense, zihinsel bir labirente davet ediyor. Her karakter bir sır, her sahne bir ipucu… Ve cevaplar çok sezgisel. Berkun Oya’nın kendine has diyalogları ve minimal sahneleme dili, filmi hem çok tanıdık hem de huzursuz edici kılıyor. Cici, “neden?” sorusuna değil, “sen olsaydın ne yapardın?” sorusuna cevap arıyor.

  • Yönetmen: Ozan Açıktan
  • Seslendirme: Ozan Güven, Meryem Uzerli, Belçim Bilgin
  • Tür: Dram, Gizem
  • Yapım Yılı: 2016

Balkanlar’ın gölgesinde, savaşın izlerini hâlâ taşıyan bir coğrafyada geçen Annemin Yarası, kimlik arayışıyla örülü bir büyüme ve yüzleşme hikâyesi… Savaşın asıl yükünü çocukların omuzladığını hatırlatan sarsıcı bir anlatı.

18 yaşına geldiğinde yetimhaneden ayrılan Salih, geçmişini ve ailesini aramak üzere Sırbistan’dan Bosna Hersek’e doğru yola çıkar. Bir çiftlikte işe başlar, oradaki sıcak aile ortamına tutunmaya çalışırken geçmişin karanlık sırları yavaş yavaş çözülmeye başlar. Bu yolculuk, savaşın geride bıraktığı görünmez yaraların da hesabıdır.

Annemin Yarası, etnik kimliklerin çarpıştığı bir coğrafyada barışın, bağışlamanın ve insan kalabilmenin imkânlarını sorguluyor. Film atmosferiyle savaşın yorgunluğunu iliklere kadar hissettirirken, umut ve affetmenin iyileştirici gücünü de unutmuyor.

  • Yönetmen: Ferit Karahan
  • Oyuncular: Samet Yıldız, Ekin Koç, Mahir İpek
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2021

Ferit Karahan’ın yönettiği, izleyiciyi rahatsız edecek kadar gerçek, iç acıtacak kadar samimi bir taşra gerilimi. Doğu Anadolu’da bir yatılı okulda geçen film, otoritenin, korkunun ve sessizliğin nasıl sistematik bir şiddet mekanizmasına dönüştüğünü anlatıyor.

12 yaşındaki Yusuf’un hasta arkadaşını öğretmenlere haber vermeye çalışırken yaşadığı zorluklar, izleyiciye şu soruyu sürekli sorduruyor: “Bu çocukların gerçekten bir büyüğü var mı?” Film boyunca ilerleyen sessizlikler, iç mekânlardaki soğuk duvarlar, karla örtülü yollar; hikâyenin fiziksel olduğu kadar psikolojik soğukluğunu da yansıtıyor. Ve bu sert atmosfer, etkisini dozunda kullanan sinematografiyle daha da çarpıcı hâle geliyor.

Okul Tıraşı, dünya prömiyerini Berlinale’de yaptı ve FIPRESCI ödülünü kazandı. Ama onu özel kılan şey ödülleri değil, “taşrada çocuk olmak” gibi romantize edilmeye çok açık bir konuyu, romantizme hiç yer bırakmadan, çıplak bir gerçeklik içinde anlatması. Ne ağlak, ne didaktik; sadece dürüst.

Okul Tıraşı estetik anlamda da dikkat çekici. İç mekân planları, üniforma renkleri ve soğuk ışık kullanımı, minimalizmi seven izleyiciler için bir görsel şiir. Sinematografik okuma yapmak isteyen herkes için güçlü bir örnek. Türk sinemasının yeni dönemini anlamak isteyenler için de izlenmesi gereken yapımlardan biri.

  • Yönetmen: Özcan Alper
  • Oyuncular: Onur Saylak, Tuba Büyüküstün, Mustafa Uğurlu
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2015

Savaş, sadece cephede yaşanmaz; bazen bir ressamın fırçasında, bir sürgünün gecelerinde ve en çok da hafızanın kıyısında yankılanır… Rüzgarın Hatıraları, Özcan Alper’in hem şiirsel hem politik bir ağırlıkla ördüğü, hafıza, kimlik ve sürgün kavramlarını merkeze alan etkileyici bir dönem filmi.

1940’lı yılların karanlık Türkiyesi. Ermeni entelektüel Aram, bir sürgün listesine adının girdiğini öğrenince Artvin’den Sovyetler’e kaçmak zorunda kalır. Fakat bu bir kaçıştan çok, iç içe geçmiş bellek odalarında yapılan bir yolculuktur. Film, bir tren yolculuğu gibi ilerler: Dışarısı sessiz ve soğuk; içerideyse çalkantılı, kırık ama dirençli duygularla dolu.

Filmdeki sessizlik, bastırılmış tarihin sembolü. Onur Saylak’ın Aram rolündeki içe dönük, neredeyse fısıltı tonundaki oyunculuğu; geçmişiyle barışamamış bir adamın yükünü beden diliyle taşır. Görüntü yönetmeni Feza Çaldıran’ın imzası olan sahneler ise tablo gibi: Sisli ormanlar, yıkık tren istasyonları ve zamanın izlerini taşıyan evler.

Rüzgarın Hatıraları, tarih ve estetik arasında köprü kuran bir görsel deneyim. Dönemin iç mekân detayları, kostümleri, renk paleti ve sembolik nesneleri, tasarım ve görsel kültür meraklıları için ders niteliğinde.

  • Yönetmen: Cenk Ertürk
  • Oyuncular: Haluk Bilginer, Ali Atay, Hande Doğandemir
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2019

Bir baba-oğul hikâyesi düşünün: Ne tam yüzleşme var, ne de kaçabilme ihtimali… Nuh Tepesi, Cenk Ertürk’ün yazıp yönettiği ve dünya prömiyerini Tribeca Film Festivali’nde yapan, modern Türk sinemasının en özgün ilk filmlerinden biri. Hem kuşak çatışmasını hem de inanç, aidiyet ve miras gibi temaları, fazlaca bağırmadan, içe işleyerek anlatıyor.

Film, yıllardır görüşmediği babasını son bir dileği için köyüne götüren Ömer’in hikâyesini anlatıyor. Baba, “Nuh’un Ağacı” olarak anılan bir tepeye gömülmek istiyor; ama köy halkı bu isteğe karşı. Ortada sadece bir mezar sorunu değil, geçmişten gelen yükler, çözülmemiş hesaplar ve çok daha derin bir temsil savaşı var.

Ali Atay ve Haluk Bilginer’in oyunculukları sarsıcı. Bilginer, yaşlı ve inatçı bir adam olarak geçmişiyle hesaplaşmaktan kaçınırken bile karizmasını kaybetmiyor; Atay ise karakterine sinmiş öfkeyi gözlerinin içinde taşıyor. Film, baba-oğul ilişkisini sessiz kırılmalarla, küçük jestlerle, söylenmeyenlerle örüyor.

Nuh Tepesi, mekân kullanımı ve görsel diliyle de öne çıkıyor. Çekimlerin yapıldığı köy evi, taş duvarlar, tepedeki yalnız ağaç… Her detay, Türkiye’nin kırsal estetiğine modern bir çerçeve sunuyor. Gelenekle modernlik, dinle sekülerlik, babayla oğul arasındaki mesafe; tümü estetik bir sadelik içinde sunuluyor.

  • Yönetmen: Emin Alper
  • Oyuncular: Mehmet Özgür, Berkay Ateş, Tülin Özen
  • Tür: Suç, Dram, Gizem, Gerilim
  • Yapım Yılı: 2015

Bir şehir var; sürekli tetikte, sürekli izleniyor. Ama ya asıl abluka dışarıda değil de içerideyse? Emin Alper’in distopik başyapıtı Abluka, paranoyanın, güvensizliğin ve çözülemeyen travmaların psikanalitik haritası. Venedik Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ile dönen film, Türk sinemasında karanlık atmosfer kurmanın ne demek olduğunu bambaşka bir düzeye taşıyor.

20 yıl hapis yattıktan sonra şartlı tahliyeyle serbest bırakılan Kadir, “devlet için” mahalle bekçiliği yapmaya başlar. Kimin kim olduğunu, neyin gerçek neyin kurgu olduğunu, karakterlerin kendilerinden bile sakladığı sırların neye hizmet ettiğini anlamaya çalıştıkça film bir abluka kuruyor seyircinin etrafına. Kardeşi Ahmet’in hikâyeye girişiyle bu abluka daha da daralıyor.

Mehmet Özgür’ün performansı kelimenin tam anlamıyla ürpertici. Sessizliğiyle bile tehdit yaratabilen bir adamı canlandırırken, toplumun bastırılmış korkularını da bedeninde taşıyor. Görsel anlamda film gri, kirli ve kasvetli tonlarda ilerliyor.

Abluka, atmosfer ve mekân diliyle ilgilenen izleyicilere de çok şey sunuyor. Mahalle sokakları, terkedilmiş evler, devasa duvarlar ve boşluk hissi… Hepsi, modern şehir hayatının mimarisinde saklanan tehdit duygusunu tetikliyor.

  • Yönetmen: Yılmaz Erdoğan
  • Oyuncular: Farah Zeynep Abdullah, Yılmaz Erdoğan, Songül Öden
  • Tür: Dram, Tarih
  • Yapım Yılı: 2016

Yılmaz Erdoğan’dan hafızalara kazınan bir taşra hikâyesi: Ekşi Elmalar, aile içi rollerin, suskun kadınların ve değişen toplum yapısının kalbine dokunan bir film. Hakkâri’nin elma bahçeleriyle ünlü dağ köylerinden başlayıp Antalya’ya uzanan anlatı, bir belediye başkanının otoriter gölgesinde büyüyen üç kız kardeşin yaşamlarına ayna tutuyor.

Filmin merkezinde yer alan sert mizaçlı baba toplumsal değişim karşısında ayakta kalmaya çalışan eski kuşakları simgelerken; kızlarının hikâyeleri, kadınların hayatlarına sahip çıkma mücadelesini öne çıkarıyor. Yılmaz Erdoğan’ın hem yazıp hem yönettiği film, görsel anlamda da güçlü: Özellikle elma ağaçlarının arasında geçen sahneler, doğa ile insan arasındaki ilişkiyi metaforik biçimde işliyor.

Ekşi Elmalar, Melike Güner’in yıllar sonra beyazperdeye dönüşünü müjdeliyor; Farah Zeynep Abdullah, Songül Öden ve Şükran Ovalı ise güçlü kadın karakterlere hayat veriyor. Zaman atlamalarıyla ilerleyen kurgu, hem nostalji hissini besliyor hem de Türkiye’nin geçirdiği sosyal dönüşümle bireysel değişimleri paralel sunuyor.

  • Yönetmen: Emin Alper
  • Oyuncular: Cemre Ebuzziya, Ece Yüksel, Helin Kandemir
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2019

Anadolu’nun ücra bir dağ köyünde geçen, sessiz ve içten içe çarpıcı bir kadın hikâyesi: Kız Kardeşler, Emin Alper’in yönetmenliğini üstlendiği, metaforlarla örülü bir taşra dramı. Berlin Film Festivali’nden Saraybosna’ya kadar birçok festivalde ses getiren film, köy hayatını romantize etmekten kaçınan, aksine karanlık, döngüsel doğasını ifşa eden bir yapıya sahip.

Reyhan, Nurhan ve Havva… Üç kız kardeş, birer birer şehirde “besleme” olarak gönderildikleri evlerden çeşitli nedenlerle geri dönerler. Aynı evde yeniden bir araya geldiklerinde ise, kırgınlıklar, hayal kırıklıkları ve umutlar su yüzüne çıkar. Film, kız kardeşlik kavramını sert, gerçekçi ve bazen de acımasız bir çerçevede ele alıyor.

Görüntü yönetmenliğiyle öne çıkan film, karla kaplı köy yolları, soğuk soba dumanı ve çatlamış duvarlar arasında geçen hikâyesiyle donmuş bir zaman kapsülü gibi. Taşranın erkek egemen ve kısır döngüye sıkışmış dünyasında, kız çocuklarının kaderlerini çizemeyişine dair vurucu bir alegori.

  • Yönetmen: Mehmet Ada Öztekin
  • Oyuncular: Aras Bulut İynemli, Sarp Akkaya, Bertan Asllani
  • Tür: Biyografi, Dram, Tarih, Savaş
  • Yapım Yılı: 2024

Bir liderin doğuşu fikirle, yalnızlıkla ve sabırla olur. Atatürk II: 1881-1919, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlik yıllarına odaklanan ve onu bir insan olarak anlatmayı hedefleyen bir film. Yönetmen koltuğunda Mehmet Ada Öztekin otururken, Aras Bulut İynemli bu kez daha olgunlaşmış, düşünsel derinliği artmış bir Atatürk portresiyle karşımızda.

Film, Osmanlı’nın çöküş dönemindeki politik karmaşayı fon olarak kullanırken, bir yandan da Mustafa Kemal’in dönüşümünü anlatıyor: Selanik’te başlayan eğitim yılları, Harp Okulu’ndaki entelektüel uyanış, Trablusgarp ve Çanakkale’deki askeri dehası, ve elbette ki Anadolu’yu özgürlük için örgütleme kararlılığı. Atatürk II, büyük bir anlatının parçalarını birleştirirken, onu idealize etmekten çok anlamaya çalışıyor.

Dönem dekorları, askeri üniformalar, salonlar ve cephe sahneleri titizlikle hazırlanmış. Filmdeki estetik atmosfer, klasik biyografik dramaların ötesine geçerek tarihsel detaylara görsel bir özenle yaklaşıyor. Müzikleri ise saygılı ve sakin.

Atatürk II, kültürel mirasımıza duyulan saygının ve modern sinema tekniklerinin bir buluşması. Film, dönemin mimari estetiğini, moda anlayışını ve özellikle aydınlar çevresinin entelektüel stilini yansıtma biçimiyle de dikkat çekiyor.

  • Yönetmen: Pelin Esmer
  • Oyuncular: Başak Köklükaya, Öykü Karayel, Yiğit Özşener
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2017

“Hayatın anlamı şiirde gizlidir” desek, kulağa fazla romantik gelebilir ama Pelin Esmer’in yönettiği İşe Yarar Bir Şey, tam da bu romantizmi taşıyan, bir yandan da hayata, ölüme ve seçilmiş yalnızlıklara dair hayli gerçekçi bir film. Başrollerdeki Başak Köklükaya ve Öykü Karayel’in performanslarıyla derinleşen film, bir tren yolculuğu sırasında kesişen iki kadının hikâyesini odağına alıyor.

Bir yanda uzun süredir mesleğini yapmayan ama hâlâ kelimelerin peşinden giden bir şair-avukat, diğer yanda hemşirelik eğitimi gören ama hayatla bağı zayıflamış genç bir kadın. Onları birleştiren şey, belki de sadece konuşacak birilerini arıyor olmaları… Ve bir intihar isteğiyle gelen görev, onları insan hayatının ağırlığıyla yüzleştiriyor. Film, hayata dokunan soruları acele etmeden soruyor: Ne zaman “işe yarar” bir insan oluruz? Ya da olmalı mıyız?

Yalın diyalogları, sessizlikleri ve dingin temposuyla İşe Yarar Bir Şey, Türk sinemasında nadir rastlanan şiirsel-realizmin güçlü bir örneği. Aynı zamanda Barış Bıçakçı’nın senaryo katkısıyla edebiyatla sinemanın başarılı bir buluşma noktası. Filmin geçtiği tren kompartımanları, otel odaları, loş ışıklı sokaklar; yaşamın sessiz duraklarına birer gönderme gibi.

  • Yönetmen: Tolga Karaçelik
  • Oyuncular: Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ, Tolga Tekin
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2018

Tolga Karacelik’in bol ödüllü filmi Kelebekler, aile travmalarını anlatırken kahkahayı da eksik etmeyen, Türk sinemasında nadir görülen türde bir kara komedi. Sundance Film Festivali’nden “Büyük Jüri Ödülü” ile dönen bu film, yıllardır görüşmeyen üç kardeşin, babalarının ölüm haberini aldıktan sonra birlikte çıktıkları bir köy yolculuğuyla başlıyor ama mevzu sadece cenazeye gitmek değil: Mevzu, geçmişin gömülü küllerini eşelemek.

Film, bir anda astronot kostümü giymiş bir çocuk, konuşan bir tavuk ve kontrol edilemeyen patlamalar gibi sahnelerle raydan çıkıyor gibi görünse de, özünde tanıdık: Çocukluk travmaları, yüzleşilmemiş aile sırları, başarısızlıklar ve aidiyet meselesi. Kelebekler, bu konuları melodrama saplanmadan, zekice bir mizah ve samimi diyaloglarla ele alıyor.

Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ ve Tolga Tekin üçlüsü; kimi zaman saçmalığa göz kırpan, kimi zaman sessizce kalbe dokunan sahnelerle izleyiciyi içine çekiyor. Filmin evreni ise sıradan bir Ege köyünü alıyor, onu hafifçe büküyor ve metaforlarla sarıyor. Geride kalan: Biraz hüzün, bolca kahkaha ve tuhaf bir hafiflik hissi.

  • Yönetmen: Burak Aksak
  • Oyuncular: Fatih Artman, Hande Doğandemir, Cengiz Bozkurt, Devrim Yakut, Erdal Tosun
  • Tür: Fantezi, Komedi
  • Yapım Yılı: 2015

Gerçek hayatla masal dünyası arasında salınan, rengârenk bir İstanbul hikâyesi: Bana Masal Anlatma, Burak Aksak’ın yönetmenliğini üstlendiği, romantizmi mizahla birleştiren modern bir halk masalı. Mahalle kültürünün sıcaklığıyla büyümüş dolmuş şoförü Rıza ve bir anda hayatına giren gizemli Ayperi’nin hikâyesi; her şeye rağmen iyiliğe, sevgiye ve umuda inananların hikayesini anlatıyor.

Bir yanıyla da oldukça “yerli” bir hikâye: Şarküteri önünde sabah gazetesi okuyan amca, kadın kuaföründe dönen dedikodular, sokak aralarında oynayan çocuklar… Öte yandan masalsı detaylar; örneğin Ayperi’nin nereden geldiği belli olmayan varlığı, zamanın yavaşladığı anlar, sanki hayal gücünün fizik kurallarını deldiği küçük dokunuşlar…

Başrollerdeki Fatih Artman ve Hande Doğandemir’in uyumu filmin samimiyetini pekiştiriyor; oyuncu kadrosunda Cengiz Bozkurt, Devrim Yakut ve Erdal Tosun gibi usta isimler ise filme karakter ve derinlik katıyor. Burak Aksak’ın kaleminden çıkan diyaloglar, Leyla ile Mecnun severler için tanıdık bir mizah ve duygusal ritim taşıyor.

  • Yönetmen: Ali Atay
  • Oyuncular: Serkan Keskin, Ertan Saban
  • Tür: Komedi
  • Yapım Yılı: 2015

Yol uzun, hava sıcak, bagajda bir tabut var… Ama esas yük; söylenmemiş sözler, gecikmiş tanışmalar ve baba mirası bir hayal kırıklığı. Limonata, Ali Atay’ın ilk yönetmenlik deneyimi olmasına rağmen, şaşırtıcı bir olgunlukla ördüğü; yol filmi, kardeşlik hikâyesi ve Doğu Avrupa mizahı arasında dolaşan, dokunaklı ve eğlenceli bir anlatı.

Makedonya’da yaşayan eski bir taksi şoförü ölüm döşeğindeyken, oğlu Sakip’i Türkiye’ye yollar: Sakip, babasının yıllar önce terk ettiği diğer oğlunu bulacak ve onu “helallik” alması için Makedonya’ya getirecektir. Hikâyenin absürtlüğü kadar gerçekliği de can yakıcıdır. Sakip ve Selim’in yolları kesiştikten sonra başlayan yolculuk, kimlik, aidiyet ve kardeşlik üzerine içsel bir yolculuktur aynı zamanda.

Serkan Keskin ve Ertan Saban’ın uyumu, filmin duygusal derinliğini hafifletmeden seyirciye geçiriyor. Mizah kuru, içten ve “fazla süslenmemiş”; tıpkı Balkan sokakları gibi. Film, ne melodram tuzağına düşüyor ne de komediye sığınıyor; duygusunu sakince kurup sonunda kalbe işliyor. Adı gibi: Ekşi ama ferahlatıcı.

Limonata, minimal ve etkili sinema dilini sevenler için birebir. Makedonya kırsalından İstanbul arka sokaklarına uzanan görsel yolculukta kullanılan dekorlar, arabalar, giysiler ve karakterlerin iç mekânla kurduğu ilişki; görsel okuma yapmayı sevenlere ilham verici detaylar sunuyor. Birbirine yabancı iki adamın, ortak geçmişin ağırlığında şekillenen bağını izlemek, sade ve güçlü bir film arayanlara ilaç gibi gelecek.

  • Yönetmen: Emin Alper
  • Oyuncular: Selahattin Paşalı, Ekin Koç, Erol Babaoğlu
  • Tür: Politik Gerilim
  • Yapım Yılı: 2022

Emin Alper’in politik gerilim türündeki filmi Kurak Günler, Türkiye taşrasının üstünü örttüğü çürümeyi, kıstırılmışlık hissini ve devlet-medyanın iç içe geçtiği karanlık yapıyı çıplak gözle gösteriyor. Ama bunu yüksek perdeden bağırarak değil, usul usul, hatta sessizliğin gerilimini büyüterek yapıyor. Her sahnede artan iç sıkıntısı, finalde boğazına düğümleniyor insanın.

Yeni atanan genç savcı Emre’nin, Bereket adlı kasabada göreve başlamasıyla açılıyor film. Başta sıradan bir taşra hikâyesi gibi görünse de, alttan alta kaynayan güç ilişkileri, medya manipülasyonu, yerel mafyatik yapılanmalar ve erkek egemen dinamikler yavaş yavaş yüzeye çıkıyor. Tıpkı kasabanın yıllardır susuz kalması gibi, bu insanların da hakikatle teması kesilmiş durumda.

Selahattin Paşalı, içine kapanık ve vicdanıyla boğuşan savcı Emre rolünde kariyerinin en iyi performansını sunarken, Ekin Koç’un gazeteci Murat karakteriyle yarattığı “ikilik” filmi queer alt metniyle de cesur bir alana taşıyor. Suç, adalet, arzu ve baskı… Hepsi birbiriyle iç içe, diken üstünde.

Kurak Günler, taşra estetiğini yeniden tanımlayan bir film. Bozkırın pastel tonları, kahvehane dekorları, bayraklar, eski tip belediye odaları… Hepsi Türkiye’nin politik ve kültürel kodlarını simgeleyen semboller. Görsel dili kadar söylemi de güçlü bu film, özellikle sosyoloji, hukuk ve medya ilişkisine merak duyanlar için çok katmanlı bir okuma sunuyor.

  • Yönetmen: Yüksel Aksu
  • Oyuncular: Cem Yılmaz, Berat Efe Parlar, Yılmaz Bayraktar
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2016

Çocuklukla vicdan, masumiyetle gerçek arasına sıkışan bir yaz günü… İftarlık Gazoz, nostaljik bir Ege taşrası dekorunda geçen evrensel bir hikâyeyi anlatıyor: Büyümek. Cem Yılmaz’ın usta işi oyunculuğuyla renklenen bu filmde, derin ve sade bir anlatı izliyoruz.

Yıl 1970’ler. Küçük Adem, yaz tatilinde gazozcu çırağı olur. Ama o yaz, sadece terleyeceği, koşacağı ve gazoz kapakları toplayacağı bir yaz değildir. Ölümle, oruçla, sınıf ayrımıyla ve politik çatışmalarla da ilk karşılaşmasıdır. Film, Adem’in gözünden anlatılsa da; izleyiciye bir Türkiye panoraması sunar.

Andropoz öncesi Cem Yılmaz’ın “bilen ama sustukça derinleşen” karakteri ve küçük Berat Efe Parlar’ın doğal performansı sayesinde film, eğlenceli bir yaz öyküsünden hızla bir vicdan muhasebesine evrilir. Finali ise izleyenin yüreğine ince bir sızı gibi oturur: Çünkü büyümek, mideye oturan bir gazoz kadar acıtıcıdır.

İftarlık Gazoz, bir görsel bellek çalışması. Eski bakkallar, teneke gazoz kutuları, masa örtüleri, radyolar, tütün tarlaları… Filmdeki her obje, dönemin gündelik hayat estetiğine açılan birer pencere. Türkiye’nin yakın geçmişini nostaljiden öteye taşıyan film, kültürel bellekle ilgilenen herkes için izlenmesi gereken bir yapım.

  • Yönetmen: Ceyda Torun
  • Tür: Belgesel
  • Yapım Yılı: 2016

İstanbul’u anlatmanın bin yolu var ama Kedi, bu şehri dört ayaklı, bıyıklı, meraklı gözlerle anlatmayı seçiyor. Ceyda Torun’un yönettiği belgesel, dünya sinemasında nadir rastlanan bir başarıya imza atarak, sokak kedileri üzerinden bir şehri, bir halkı ve bir yaşam kültürünü görünür kılıyor. Sundance ve SXSW gibi festivallerde büyük beğeni toplayan Kedi, şehir kültürü meraklılarının da radarına girdi.

Yedi kedinin hikâyesini takip eden film, her karakter üzerinden İstanbul’un farklı semtlerini, insanlarını ve duygularını keşfe çıkıyor. Sarı, Duman, Psikopat ve diğerleri… Her biri bu şehirde kendine ait bir alan, ritüel ve insan ilişkisi kuruyor. Kediler şehrin ta kendisi olmuş durumda.

İstanbul’un kendine has kaosu, sokakların organik düzeni, insanların kedilere duyduğu mistik sevgi ve kedilerin bu ilgiyi nasıl yönetip şekillendirdiği… Tüm bunlar, belgeselin içinde akıp gidiyor. Sinematografi de olağanüstü: Kedilerin göz hizasından çekilen sahneler, izleyiciye “kedi gibi hissetme” deneyimi yaşatıyor.

Kedi şehir estetiği, gündelik yaşam pratikleri ve insan-hayvan ilişkisi üzerine bir görsel deneme. Tasarım meraklıları için sokak mimarisinden kedi evlerine kadar pek çok detay ilham verici. Aynı zamanda İstanbul’un ruhunu, turistik klişelerin ötesinde, yaşayan bir organizma gibi anlatması bakımından da eşsiz.

  • Yönetmen: Mehmet Ada Öztekin
  • Oyuncular: Aras Bulut İynemli, Sarp Akkaya, Esra Bilgiç
  • Tür: Biyografi
  • Yapım Yılı: 2024

Mustafa Kemal Atatürk’ün bir insan olarak resmedildiği film: Atatürk: 1881–1919. Yönetmen Mehmet Ada Öztekin’in imzasını taşıyan ve Aras Bulut İynemli’nin büyük bir sorumlulukla canlandırdığı bu yapım, Türkiye tarihinin en çok bilinen yüzünü “en az bilinen yıllarıyla” yeniden kuruyor.

Selanik’in çokkültürlü sokaklarından başlayıp, Manastır Askeri İdadisi’nin disiplinli koridorlarına, Trablusgarp’ın yakıcı güneşine ve Çanakkale’nin siperlerine uzanan bir düşünsel ve duygusal gelişim yolculuğu… Atatürk’ü okuyan, düşünen, gözlem yapan bir genç adam olarak izliyoruz. Henüz Cumhuriyet yok, Nutuk yok, ama vizyon çoktan doğmuş.

Dönemin atmosferi, olağanüstü bir sanat yönetimiyle aktarılmış. Üniformalar, haritalar, yıkık taş binalar, yüzyıl başı Osmanlı’nın son dönem dekoru… Müzikleri ve sinematografisiyle bu “öncesi anlatı”, izleyicide hem yakınlık hem de saygı uyandırıyor.

Atatürk: 1881–1919, dönemin entelektüel iklimini, toplumsal sınıf farklarını ve eğitim kültürünü anlamak açısından da kıymetli. Filmdeki kostümler, mekân tasarımları ve döneme sadık stilizasyonlar, tarih meraklıları kadar moda ve dekorasyonla ilgilenen izleyici için de ilham verici bir arşiv niteliğinde.

  • Yönetmen: Özer Feyzioğlu
  • Oyuncular: Hayat Van Eck, Selen Öztürk, Yetkin Dikinciler
  • Tür: Biyografi
  • Yapım Yılı: 2019

Kaldırdığı ağırlıklar kadar, taşıdığı yükler de büyüktü… Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu, azmin, inancın ve özgürlüğün ilmek ilmek işlendiği, nefes kesen bir insan hikâyesi. Yönetmen Özer Feyzioğlu’nun imzasını taşıyan film, dünyanın en genç olimpiyat şampiyonlarından biri olan Naim Süleymanoğlu’nun sporculuk ve kimlik mücadelesini odağına alıyor.

Film, Bulgaristan’daki Türk azınlığa uygulanan asimilasyon politikalarıyla başlıyor. Naim’in kimliğini koruma yolunda da mücadele vermesi; hikâyeye tarihi ve politik bir katman ekliyor. “Cep Herkülü” lakabının arkasında yatan başarıların ardında, göç, direnç ve yalnızlık var.

Hayatını adadığı halterin her kaldırışında gurur, özgürlük ve ait olma hakkı taşıyan Naim’i, Hayat Van Eck canlandırıyor. Dönemin atmosferini yansıtan detaylar; sınır geçişleri, gizli görüşmeler, 80’lerin spor estetiği, filmde başarıyla aktarılmış. Ayrıca gerçek görüntülerle harmanlanan final sekansı, izleyicinin boğazına oturan türden.

Cep Herkülü, tarih, siyaset, biyografi ve stilize dönem anlatılarına meraklı olan herkes için dikkat çekici bir film. 80’ler Türkiye’sinin yalın atmosferi ve Naim’in güçlü yaşam tarzı; görsel kültür okuması yapmak isteyen izleyiciler için de ilham verici.

  • Yönetmen: Ahmet Katıksız
  • Oyuncular: Ekin Koç, Farah Zeynep Abdullah, Fikret Kuşkan
  • Tür: Biyografi, Dram, Romantik, Spor
  • Yapım Yılı: 2018

Gerçek bir hikâye anlatmak zordur. Hele ki herkesin hatırladığı bir ismi, bir başarıyı, bir acıyı… Bizim İçin Şampiyon, yarış pistlerinin efsanesi Bold Pilot ile jokeyi Halis Karataş’ın üstünde ve hayatta verdikleri mücadeleyi, romantizme batmadan ama yüreğe dokunarak anlatmayı başarıyor. Ahmet Katıksız’ın yönettiği film, bir at yarışı hikâyesinden fazlası: Aşk, kayıp, direnç ve hayallere tutunmanın filmi bu.

Türkiye’nin yarış efsanesi Bold Pilot ve Halis Karataş’ın eşi Begüm Atman’la olan gerçek aşk hikâyesi, izleyiciye tribün coşkusundan çok daha fazlasını vadediyor. Ekin Koç ve Farah Zeynep Abdullah, bu duygusal yükü taşıyan rolleri üstleniyor. Ama asıl yıldız, gerçekten de Bold Pilot. Atın gözleri, izleyicinin kalbinde iz bırakıyor.

Film, 90’lar Türkiye’sine dair birçok detayı da içinde taşıyor: Jokey kulisleri, hipodromların gizli rekabetleri, at sahipliği geleneği, medya yansımaları… Görsel anlamda da güçlü olan yapımda; yarış sahneleri nefes tutularak izleniyor, slow motion’lar abartıya kaçmadan dramatik etkiyi dengeliyor.

Başarı hikâyelerini sevenler için kaçırılmayacak bir yapım.

  • Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
  • Oyuncular: Merve Dizdar, Deniz Celiloğlu, Musab Ekici
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2023

Bir öğretmenin karlar altındaki taşrada, “iyi biri olamama” ihtimaliyle yüzleşmesi… Kuru Otlar Üstüne, Nuri Bilge Ceylan’ın en politik ve belki de en kırılgan filmi. Cannes’da Merve Dizdar’a En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandıran yapım, Türkiye’nin doğusuna yerleştirilmiş eğitimcilerin gündelik hayatından yola çıkarak, vicdan, kibir, umutsuzluk ve sınıfsal kırılmalar üzerine katmanlı bir anlatı sunuyor.

Samet, atama bekleyen, içten içe kendini özel ve üstün gören, batılılaşmış ama hâlâ ait hissedemeyen bir sanat öğretmeni. Yıl sonu geldiğinde, atanıp İstanbul’a dönmeyi beklerken, hakkında çıkan bir dedikodu, küçük taşra kasabasındaki yerleşik düzeni sarsmaya başlar. Merve Dizdar’ın hayat verdiği Nuray karakteriyle karşılaşmasıysa, ideallerin ve kişisel ikiyüzlülüğün çarpıştığı bir aynadır.

Film boyunca karla kaplı geniş planlar, sınıflardaki loş ışık, köy çocuklarının gözleri ve boşluk hissi, klasik Ceylan sinematografisinin izlerini taşırken; bu kez daha doğrudan bir toplumsal eleştiri içeriyor. Özellikle entelektüel çevrelerin, kendini “iyi” zannetme biçimlerini sorgulamasıyla, izleyeni rahatsız eden ama bir o kadar da düşündüren bir film çıkıyor ortaya.

Kuru Otlar Üstüne, estetik anlamda da bir ustalık dersi. İç mekân tasarımları, öğretmen lojmanları, soba üstündeki çaydanlıklar, çocukların giydiği üniformalar… Tüm detaylar, kırsal yaşamın çelişkilerini görsel dille ifade ediyor. Düşünen, sorgulayan, görsel açıdan tatmin olmak isteyenler için kaçırılmayacak bir film.

  • Yönetmen: Tolga Karaçelik
  • Oyuncular: Nadir Sarıbacak, Hakan Karsak, Kadir Çermik
  • Tür: Dram, Fantezi, Gerilim
  • Yapım Yılı: 2015

Kapalı bir gemide, açıkta bekleyen bir kriz… Sarmaşık, Tolga Karaçelik’in yazıp yönettiği ve Türk sinemasında ender rastlanan ölçüde incelikli bir psikolojik gerilim. Bir yük gemisinde geçen bu film, erkeklik, iktidar, sınıf ve akıl sağlığı gibi kavramların dar alanda boğulmasını izletir bize. Üstelik öyle bağırmadan, fazla süslenmeden… İçeriden sızan bir huzursuzlukla.

Bir gemi aylarca limandan ayrılamayınca, mürettebatın bir kısmı iniyor, bir kısmı ise “beklemekle görevlendiriliyor.” Kalanlar arasında görünmeyen bir hiyerarşi, bir güç savaşı başlıyor. Kaptan mı lider olacak, yoksa karizmatik aşçı mı? Geminin kuralları mı geçerli, yoksa yeni bir düzen mi kurulmalı? Bu sıkışmışlık, zamanla zihinsel ve fiziksel bir sarmaşığa dönüşüyor.

Film, metaforla da konuşuyor. Gemideki dar koridorlar, paslı demirler, denizle kopan bağ, dış dünyadan yalıtılmışlık… Tüm bu atmosfer, birer sembole dönüşüyor.

Sarmaşık, minimal mekânla maksimum sinema nasıl yapılır sorusunun cevabı. Gemi içindeki detaylar; makine dairesi, yemek alanı, kamaralar, zihinsel çürümeyi anlatmak için kullanılıyor. Tasarımla ilgilenen izleyiciler için bile, işlevsel alanların anlatıya nasıl hizmet ettiğine dair ders niteliğinde bir yapım. Aynı zamanda erkeklik krizine dair en özgün yerli anlatılardan biri.

  • Yönetmen: Ketche, Can Ulkay
  • Oyuncular: Timuçin Esen, Zerrin Tekindor, Ayça Bingöl
  • Tür: Biyografi, Dram, Müzik
  • Yapım Yılı: 2018

İçi oyulmuş bir çocuğun, yanmış bir adamın ve sahnede yeniden doğan bir efsanenin hikâyesi… Müslüm, Müslüm Gürses’in hayatını merkezine alırken, travmalarla sanat arasındaki ince ve kanayan çizgide yürüyen çok katmanlı bir anlatı sunuyor.

Şanlıurfa’da başlayan ve Adana’da yetimhaneye, oradan İstanbul’a, nihayet Türkiye’nin müzik fenomenine uzanan bu yolculuk; bireysel ve toplumsal acılara dokunuyor. Müslüm’ün çocuk yaşta yaşadığı şiddet, ailesinin paramparça oluşu ve içinden çıkan sese sığınışı… Filmdeki her nota, her sahne aslında bir yara izi.

Timuçin Esen’in performansı ürkütücü derecede başarılı. Bakışı, yürüyüşü, içe kapanıklığıyla Müslüm Gürses’i yeniden inşa ediyor. Film boyunca arabesk müzikkarakterin ruh hâlinin doğrudan bir uzantısı. Kadrajlar karanlık ama içten; tıpkı Müslüm’ün sesi gibi.

Müslüm, estetik anlamda da incelenmesi gereken bir yapım. 70’lerden 90’lara uzanan döneme ait dekorlar, ev içi tasarımlar, kıyafetler ve sahne estetiği titizlikle hazırlanmış. Türkiye’nin popüler kültür tarihine görsel hafızayla da ilgi duyan izleyiciler için ilham verici bir film.

  • Yönetmen: Ozan Açıktan
  • Oyuncular: Gülse Birsel, Demet Evgar, Engin Günaydın
  • Tür: Komedi
  • Yapım Yılı: 2017

Gerçek aile, kan bağından mı kurulur, yoksa yalandan başlayıp samimiyetle devam eden bağlarla mı? Aile Arasında, Gülse Birsel’in kaleminden çıkan, kahkaha attıran ve yer yer “bu biziz” dedirten, şehirli, sahici bir komedi. Ozan Açıktan’ın yönetmenliğinde hayat bulan film, bir yanda Adana’nın geleneksel düğün kültürüyle, diğer yanda İstanbul’un bireysel özgürlüklerine sıkışmış karakterleri absürtlükle sarıp sarmalıyor.

20 yıllık evliliği bir anda biten sessiz sakin Fikret’le sevgilisinden yeni ayrılmış, her şeyi kontrol etmeye çalışan müzisyen Solmaz’ın yolu kesişince, ortaya “sahte bir baba” rolü çıkıyor. Bu oyun, zamanla bir aile kurma çabasına dönüşüyor. Film, modern bireysellik ile geleneksel aile yapısını çatıştırmadan, karikatürleştirmeden, zekice tiye alarak anlatıyor.

Demet Evgar ve Engin Günaydı’nın uyumu, yıllar süren bir sitcom havası yaratırken, yan karakterler hikâyeye renk ve tempo katıyor. Mizah, kolaycı değil; diyaloglara gizlenmiş bir zekâ var. Kostümler, ev dekorları, Adana’daki düğün detayları da anlatıya katkı sunan görsel ögeler.

Türkiye’nin modern komedi sinemasında taze ve referans alınacak bir yerde duruyor.

  • Yönetmen: Deniz Gamze Ergüven
  • Oyuncular: Güneş Şensoy, Doğa Zeynep Doğuşlu, Tuğba Sunguroğlu
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2015

Bir ev, içindeki beş kız kardeşe dar geliyorsa; mesele sadece dört duvar değildir. Mustang, Deniz Gamze Ergüven’in ilk uzun metrajlı filmi olarak dünya sinemasına güçlü bir giriş yaparken, kadın olmanın bedelini, özellikle de “genç kız” olmanın kontrol altında tutulmak zorunda kaldığı kültürel yapıyı sert ve şiirsel bir dille ele alıyor. Cannes’dan Oscar adaylığına, Fransa’daki César Ödülleri’nden Avrupa Film Akademisi’ne uzanan bu film, Türk sinemasının dışarıdan bakıldığında nasıl yankılandığını da gösteren çarpıcı bir örnek.

Karadeniz’in bir köyünde, sıradan bir olay… Erkek arkadaşlarıyla şakalaşarak denize giren beş kız kardeş, büyük bir ahlak skandalına dönüşür. Bu olaydan sonra evleri bir tür hapishaneye, büyükanne ve amca figürleri ise muhafazakâr tahakkümün sembollerine evrilir. Film kızların her biri üzerinden özgürlük arayışını, neşeyi, isyanı ve dayanışmayı anlatır.

Filmdeki pastel renk paleti, doğal ışık, iç mekânlardaki dar kadrajlar ve göz hizasından anlatım dili; izleyiciyi belgesel gerçekliğinde bir atmosfere çeker. Gündelik objeler; tel örgüler, perdeler, saç tokaları, anlatının metaforik katmanları hâline gelir.

  • Yönetmen: Ali Atay
  • Oyuncular: Ahmet Mümtaz Taylan, Doğu Demirkol, Feyyaz Yiğit, Sarp Apak, Alper Kul
  • Tür: Komedi, Aksiyon, Suç
  • Yapım Yılı: 2018

Haydarpaşa Garı’nda bir lokanta işleten sıradan bir aile… Ama aslında hepsi birer kiralık katil! Bu cümledeki absürtlük, Ölümlü Dünya’nın tam da sinema tarihine geçtiği nokta. Ali Atay’ın ikinci yönetmenlik denemesi olan film, Türk sinemasında “kült komedi” janrına yeni bir boyut ekliyor. Mizahı, temposu ve diyaloglarıyla seyirciye ve sinemaya “fazla iyi” gelen bir iş.

Mermer ailesi, nesilden nesile geçen bir suikast organizasyonunun parçasıdır ama işler çığrından çıkınca sistem ve aile içi dinamikler darmadağın olur. Film, mafya, devlet, aile ve kimlik gibi konuları öyle bir mizahla yoğurur ki; sahneler zekâ parıltısı taşır. Oğuz Atay okur gibi, Aziz Nesin’le tartışır gibi bir ruh hâli yaratır.

Ahmet Mümtaz Taylan, Alper Kul, Feyyaz Yiğit, Doğu Demirkol, Mehmet Özgür ve gönüllerde yer eden “Gazanfer” karakteriyle Serkan Keskin… Oyuncu kadrosu, karakter oyunculuğunun Türkiye’de hâlâ ne kadar güçlü olduğunu ispatlar. Özellikle Feyyaz Yiğit’in yazımındaki kara mizah tonlaması, filme bambaşka bir tat katıyor.

Ölümlü Dünya, stilize mizah arayan, görselliği kadar kurgusuna da kafa yoran izleyiciler için biçilmiş kaftan. Filmde kullanılan mekanlar, retro kostüm detayları, Haydarpaşa nostaljisi ve aksiyon sahnelerinin neredeyse “tarantino-vari” mizansenleri; sinema dilini önemseyen seyirciye çok şey sunuyor. Türk komedisinde hâlâ çok az gördüğümüz ‘çizgi-üstü’ tavrıyla, bir değil birkaç kez izlemelik.

  • Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
  • Oyuncular: Doğu Demirkol, Murat Cemcir, Bennu Yıldırımlar
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2018

Nuri Bilge Ceylan’ın Ahlat Ağacı, taşrada geçen bir baba-oğul hikâyesi gibi başlıyor ama kısa sürede bireyin, toplumun ve entelektüelin Türkiye’yle olan bitmeyen kavgasına dönüşüyor. Cannes Film Festivali’nde dakikalarca ayakta alkışlanan film, Ceylan sinemasının en edebi, en söyleşi dolu ama bir o kadar da insani işlerinden.

Yeni mezun öğretmen Sinan, kasabasına döner ve yayımlatmak istediği kitabı için para ararken geçmişiyle ve babasının gölgesindeki varoluşuyla yüzleşir. Çatışma yüksek sesle değil, uzun diyaloglarla, çay bardaklarının buğusunda, yaz sıcağındaki kıpırtısızlıktan doğan bir tedirginlikle kurulur. Babası rolündeki Murat Cemcir, alışılmış oyunculuğunun çok dışında, derinlikli ve kırık bir performans sergiler.

Film, klasik taşra estetiğinin ötesine geçiyor: Terk edilmiş kuyular, taşra evlerinin iç mimarisi, cami avlularındaki küçük sohbetler ve çorak Anadolu manzaraları… Entelektüel yalnızlığı, baba mirasıyla barışamayan erkekleri ve hiçbir yere ait olamama halini iliklerinizde hissediyorsunuz.

Ahlat Ağacı, edebiyatla, felsefeyle, görsel düşünmeyle ilgilenen herkes için bir hazine. Filmdeki mekânlar, kitaplar, karakterlerin iç dünyası ve kullanılan ışık; hepsi stil sahibi bir anlatının yapı taşları.

  • Yönetmen: Can Ulkay
  • Oyuncular: İsmail Hacıoğlu, Çetin Tekindor, Lee Kyung-jin
  • Tür: Biyografi, Tarih, Dram
  • Yapım Yılı: 2017

Gerçek bir hikâye, zamanın ötesine geçtiğinde sadece bir bağa, bir vicdana, bir hafızaya dönüşür. Ayla, Kore Savaşı’nın ortasında, Türk askeri Astsubay Süleyman Dilbirliği ile savaşın ortasında ailesiz kalan küçük bir Koreli kızın dokunaklı ve onurlu hikâyesini anlatıyor. Can Ulkay’ın yönetmenliğinde çekilen film, insan kalmanın, şefkatin ve aidiyetin gücünü merkezine alıyor.

Filmde İsmail Hacıoğlu, genç Süleyman’ı etkileyici bir oyunculukla canlandırırken, Çetin Tekindor’un sesiyle verdiği yaşlılık hali karaktere güçlü bir devamlılık katıyor. Ayla karakteri ise gözleriyle konuşuyor; çocuk oyuncu Kim Seol, neredeyse replik olmadan sahneleri taşıyor. Savaş, fonda hep orada, ama asıl çatışma insanlığın hâlâ nasıl ayakta kaldığıyla ilgili.

1950’ler Kore’sinin kaotik atmosferi ile Türk askerî kültürünün iç içe geçtiği film, dönemin askeri düzenini, kıyafetlerini, barakalarını ve duygusal izolasyonunu da görsel anlamda etkileyici bir dille yansıtıyor. Yapım tasarımı, yer yer belgesel havası estirirken, finali ise içsel bir sarsıntı yaratıyor.

Ayla, kültürel hafızayı taşıyan sinematografik bir anlatı. Filmdeki dönem kostümleri, askerî dekorlar, mektuplar ve objeler; koleksiyoner ruhlu, tarih ve stil meraklısı izleyiciler için dikkatle işlenmiş. Ayrıca gerçek bir hikâyeye dayandığı için, izleyiciyle kurduğu bağ daha uzun soluklu ve derin.

  • Yönetmen: Mehmet Ada Öztekin
  • Oyuncular: Aras Bulut İynemli, Deniz Baysal, Nisa Sofiya Aksongur
  • Tür: Dram
  • Yapım Yılı: 2019

Adaletin olmadığı bir yerde mucize de bazen adaletsiz olur… 7. Koğuştaki Mucize; Türkiye’nin adalet sistemine, önyargılarına ve vicdanına tutulmuş sinematografik bir ayna. Mehmet Ada Öztekin’in yönettiği film, 2019’un en çok izlenen yerli yapımlarından biri olurken, dijital platformlara taşındığında uluslararası çapta da bir duygu seline dönüştü.

Zihinsel engelli bir baba olan Memo’nun, işlemediği bir suçtan ötürü idama mahkûm edilmesiyle başlayan hikâye; cezaevi duvarları arasında büyüyen bir “insanlık” anlatısına evriliyor. Küçük kızı Ova’nın inancı, Memo’nun masumiyeti ve koğuş arkadaşlarının zamanla dönüşen bakış açıları; hikâyeyi basit bir melodram olmaktan çıkarıyor.

Aras Bulut İynemli, abartıdan uzak ve yürek burkan bir performans sergiliyor. Özellikle baba-kız sahnelerinde boğazda bir düğüm bırakan içtenlik var. Film, dönem atmosferini başarıyla yansıtırken; hapishane tasarımı, kostüm detayları ve ışık kullanımıyla da klasik bir estetik duygusu yaratıyor.

7. Koğuştaki Mucize,görsel ve kültürel anlamda da etkileyici bir yapım. Filmdeki pastel renk paleti, köy sahnelerindeki nostaljik tasarımlar ve karakterlerin giysileri, 80’ler Türkiye’sine dair sade ve stilize bir pencere açıyor.

  • Yönetmen: Alper Çağlar
  • Oyuncular: Çağlar Ertuğrul, Ufuk Bayraktar, Ahu Türkpençe
  • Tür: Savaş, Aksiyon, Dram
  • Yapım Yılı: 2016

Gerçek bir düşman hattı çizilmeden de savaş olabilir; bazen o hat, insanın kendi içinde başlar. Dağ 2, ilk filmin duygusal zeminini alıp daha geniş bir politik ve aksiyon eksenine taşıyan, Türk sinemasında askeri türün çıtasını yükselten bir yapım. Alper Çağlar’ın yönettiği film, kardeşlik, sadakat, travma ve görev bilinciyle örülü güçlü bir anlatıya sahip.

Film, terörle mücadele özel harekât biriminden oluşan yedi kişilik bir timin, IŞİD tarafından kaçırılan bir gazeteciyi (yani medyayı ve ifade özgürlüğünü de) kurtarmak üzere sınır ötesine geçmesini anlatıyor. Fakat operasyon büyüdükçe, bireysel sınavlar da ağırlaşıyor. Tetik çeken ellerin arkasında, sarsılmış psikolojiler, bastırılmış acılar ve bitmeyen görev duygusu var.

Milliyetçiliğe prim vermeden, profesyonellik ve vicdan arasında kalan asker profili sunarak öne çıkan filmde silah sesleri, patlamalar ve çatışmalar; karakterlerin iç dünyasındaki kaosun yankısı.

Dağ 2, aksiyon seven ama aynı zamanda askeri strateji, operasyon tasarımı ve ekip içi liderlik dinamikleriyle ilgilenen izleyicilere hitap ediyor. Filmde kullanılan kamuflajlar, taktik araçlar, gece görüş sistemleri ve sahra düzeni gibi detaylar; teknik estetikle yakından ilgilenenler için incelenmeye değer. Ayrıca Türkiye’nin yakın tarihsel güvenlik anlatısına bir sinema penceresinden bakmak isteyenler için de çarpıcı bir örnek.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için