Edebiyat tutkunlarından gelen öneriler, yeni çıkan kitaplar ve dikkat çeken eserlerle dolu güncel bir okuma listesi hazırladık.
Kitap seçmek bazen kafa karıştırıcı olabiliyor: O kadar çok seçenek var ki, nereden başlayacağını bilemiyor insan. İşte tam da bu yüzden bu listeyi hazırladık. Elimize geçen, bir yerlerde denk geldiğimiz, arkadaş sohbetlerinde kulağımıza çalınan ve okurların önerdiği kitapları burada bir araya getiriyoruz. Kimi yeni, kimi zamansız bir klasik; ama hepsi okura bir şey katma vaadi taşıyor. Liste sürekli güncelleniyor, çünkü iyi kitapların sayısı sandığınız kadar az değil..
Yeni Çıkan En İyi Kitaplar
Soluk Salıncağı, Herta Müller

- Tür: Roman / Tarihsel Kurgu / Bellek Edebiyatı
- Yayınevi: Siren
- Sayfa Sayısı: 248
Okuma Süresi (Tahmini): 5–6 saat - Kimin İçin İdeal?: Zor okumaları sevenlere, hafıza ve travma edebiyatına ilgi duyanlara
- OGGUSTO Puanı: 9.6
İnsan neyle yaşar? Çağdaş edebiyatın en özgün ve en sert seslerinden Herta Müller, Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı yıl yayımlanan ve başyapıtı kabul edilen Soluk Salıncağı’nda bu sorunun peşine düşüyor.
Roman, genç yaşta bir Sovyet çalışma kampına gönderilen Leo Auberg’in hikâyesini anlatıyor. Karlarla örtülen umutlar, bavul yerine geçen bir gramofon kutusu, adları neredeyse absürt uzunluktaki muhafızlar ve her şeye rağmen diri kalan tutku… Bir cümleye tutunarak yaşamanın; hatta bazen yalnızca yaşamaya çalışmanın hikâyesi… Açlıkla, yoklukla ve “açlık meleği”yle verilen inatçı bir mücadele.
Herta Müller, tarihsel gerçeklerden yola çıkarak yazdığı Soluk Salıncağı’nda kelimeleri imgelere, imgeleri zihinde kalıcı izler bırakan çentiklere dönüştürüyor. Dehşetin sıradanlaştığı, insanlığın kanıksandığı bir dünyada; Müller’in dili, insan olmanın ve hayatta kalmanın tuhaf yanını anlatıyor.
Sahte Cennetten Kaçış, Müge İplikçi

- Tür: Roman / Psikolojik Gerilim / Toplumsal Distopya
- Yayınevi: Doğan
- Sayfa Sayısı: 240
Okuma Süresi (Tahmini): 5–6 saat - Kimin İçin İdeal?: Psikolojik gerilim sevenler, kadın anlatılarına ilgi duyanlar, distopik toplumsal yapı okumalarından kaçmayanlar
- OGGUSTO Puanı: 9.0
Selin, bir gazetecinin merakıyla başladığı yolculuğun sonunda kendini bir tarikatın karanlığında, sahte bir aşkın tam ortasında bulur. Kadın bedeninin bir ideolojinin taşıyıcısına dönüştürülmek istendiği bu yapı, The Handmaid’s Tale’i hatırlatan bir düzende işler. Tarikatın “Frekans Odası”nda Selin’in hafızası, iradesi ve kimliği sistemli biçimde parçalanır.
Ona yardım edebilecek tek kişi ise yıllardır yanında duran arkadaşı Handan’dır. Handan’ın Selin’i arayışı, karanlık odalardan ülkenin kolektif bilinçaltına uzanan daha büyük bir yapıya açılır. Bu yolculukta, kadınların nasıl susturulduğunu, yönlendirildiğini ve itaatin nasıl normalleştirildiğini adım adım görürüz.
Yaşar’ın manipülasyonu, tarikatın baskısı, çökmüş bir aile düzeni ve bir bebeğin geleceği… Selin artık bir eşiktedir: İtaatin konforu mu, isyanın özgürlüğü mü?
Sahte Cennetten Kaçış, bir kadının zihinsel, duygusal ve fiziksel kuşatılma sürecini; dostluk ve dayanışmanın yarattığı direniş anlarını; manipülasyon döngüsünden çıkma çabasını anlatıyor. Rahatsız edici olduğu kadar tanıdık…
Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke

- Tür: Deneme / Mektup / Poetika
- Yayınevi: Can
- Sayfa Sayısı: 56
Okuma Süresi (Tahmini): 1 saat - Kimin İçin İdeal?: Yazmak isteyenler, kendi yolunu arayanlar, acele cevaplardan yorulmuş olanlar için.
- OGGUSTO Puanı: 9.4
Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke’nin 1903–1908 yılları arasında genç subay adayı Franz Xaver Kappus’a yazdığı on mektuptan oluşuyor. Sorularla ilerleyen, kesin cevaplardan özellikle kaçınan mektuplar bunlar.
Rilke, sanatı bir varoluş meselesi olarak ele alıyor. Yalnızlığı insanın kendine yaklaşabildiği tek alan olarak tanımlıyor. Aşkı ise iki ayrı yalnızlığın birbirine saygısı olarak görüyor. Yaratım süreci, onun için bekleme ve içe doğru derinleşme işi…
Mektuplar genel olarak “Nasıl yaşamalıyım?” sorusunu soruyor. Bu yüzden kendi yolunu arayan, acele cevaplardan yorulmuş herkes için zamansız bir rehber…
Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya, Italo Calvino

- Tür: Deneme / Edebiyat İnceleme
- Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
- Sayfa Sayısı: 328
Okuma Süresi (Tahmini): 6–7 saat - Kimin İçin İdeal?: Yazma ve okuma eylemini düşünsel bir pratik olarak gören; edebiyatın teoriyle, yayıncılıkla ve kültürel dolaşımla kurduğu ilişkiyi merak edenler için.
- OGGUSTO Puanı: 9.4
Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya, Italo Calvino’nun farklı mecralarda yayımlanmış 40’a yakın deneme, makale ve konuşmasını bir araya getirerek okuru edebiyatın mutfağına davet ediyor. Calvino, yazma ve okuma arasındaki ilişkiyi, değişen dünyada yazma nedenlerini, üslubun bir alıştırma alanı olarak nasıl kurulabileceğini ve çevirinin edebiyattaki belirleyici rolünü tartışıyor.
Fantastik edebiyatın tarihsel tezahürlerinden avangart metinlere, tatilde kitap okuma alışkanlıklarından yayıncılık stratejilerine kadar uzanan düşünce evreni, Calvino’nun entelektüel merakını, dikkatini ve zekâsını da görünür kılıyor.
Bu seçkide yer alan yazılar, edebiyatı bilinçli, planlı ve titizlikle inşa edilen bir düşünsel alan olarak ele alan bir yazarın portresini çiziyor.
Tim Parks’ın ifadesiyle “akıl dolu, esprili ve keskin zekâlı”, Alberto Manguel’e göre ise edebiyat düşüncesini canlı tutan nadir kaynaklardan biri.
Doppelgange, Berker Berki

- Tür: Roman / Psikolojik Gerilim
- Yayınevi: Motto Yayınları
- Kimin İçin İdeal?: Kimlik, algı ve güven temalarını psikolojik gerilim üzerinden okumayı seven; sinematografik dili güçlü çağdaş romanlardan hoşlanan okurlar için.
- OGGUSTO Puanı: 8.8
Yönetmen ve yazar Berker Berki, ilk romanı Doppelgänger ile edebiyat dünyasına iddialı bir giriş yapıyor. Psikolojik gerilim türündeki roman, kimlik, algı ve güven duygusunun parçalanışını iki farklı karakterin bakış açısından anlatan bir anlatı kuruyor.
Doppelgänger, aynı hikâyeyi Selim ve Melis’in zihinlerinden aktararak okuru sürekli “gerçek nedir?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Anlatıcıların güvenilirliği bulanıklaşırken, roman klasik bir gerilim kurgusunun ötesine geçiyor; modern ilişkilerde benliğin nasıl eridiğini, yer değiştirdiğini ve çoğaldığını sorguluyor.
Berki’nin sinema kökenli anlatım dili, romanda güçlü bir atmosfer ve görsel bir ritim yaratıyor. Sahneler, iç monologlar ve bilinç akışıyla ilerleyen metin, gerilimi psikolojik kırılmalar üzerinden inşa ediyor.
Adını aldığı “doppelgänger” (ikiz / benlik yansıması) kavramı, romanda anlatının yapısal omurgası hâline geliyor. Sayfalar ilerledikçe okur, karakterlerin birbirlerinin yansıması mı yoksa birbirlerinin yerine geçen figürler mi olduğunu sorgulamaya başlıyor.
Karanlık Atölye, Annie Ernaux

- Tür: Günlük / Edebiyat – Yazı Üzerine
- Yayınevi: Can Yayınları
- Sayfa Sayısı: 176
- Okuma Süresi (Tahmini): 3-4 saat
- Kimin İçin İdeal?: Yazma sürecinin sancılarını, edebî üretimin arka planını ve bir yazarın içsel mücadelesini merak eden okurlar için.
- OGGUSTO Puanı: 9.2 / 10
Karanlık Atölye, Annie Ernaux’nun yazıyla kurduğu ilişkinin en çıplak hâli. Bu kitapta metin yokmuş gibi görünüyor ama aslında her sayfa, yazının kendisine açılan bir yarık gibi. Ernaux, yıllara yayılan yazı günlüğünde duraksamalarını, vazgeçişlerini, tereddütlerini ve yeniden başlama anlarını saklamıyor; tam tersine, metnin merkezine yerleştiriyor.
Bu bir “nasıl yazılır” kitabı değil. Daha çok, neden yazmanın bu kadar zor ve vazgeçilmez olduğunu gösteren bir atölye. Yarım bırakılmış projeler, toplumun bakışıyla verilen mücadele, kendini soymanın yarattığı korku ve özgürlük arzusu… Ernaux, yazının kitapla sonuçlanıp sonuçlanmamasını önemsemeden, yalnızca o dürtünün peşinden gitmenin ne demek olduğunu anlatıyor.
Karanlık Atölye, Ernaux’nun edebî evrimini anlamak isteyenler için vazgeçilmez olduğu kadar, yazma eylemini romantize etmeyen, aksine onun sertliğini görünür kılan nadir metinlerden biri. Yazının içindeki karanlığa girmekten çekinmeyenler için…
Ermiş’in Aşk Mektupları: Halil Cibran & Haskell Yazışmaları, (Derleyen: Paulo Coelho)

- Tür: Mektup / Biyografik Anlatı / Felsefe
- Yayınevi: Can Yayınları
- Sayfa Sayısı: 120
- Okuma Süresi (Tahmini): 3-4 saat
- Kimin İçin İdeal?: Cibran’ın ruhani dilini sevenler, aşk ve sanat üzerine metinlere ilgi duyanlar, yaratım sürecini bir ilişki üzerinden okumak isteyenler
- OGGUSTO Puanı: 9.4
Ermiş’in Aşk Mektupları, iki yüzyılı birbirine bağlayan bir ruh ortaklığını gün ışığına çıkarıyor. Halil Cibran’ın, 1909–1924 yılları arasında sevgilisi ve ilham kaynağı Mary Haskell’e yazdığı mektuplar; aşkın, özgürlük arayışının ve sanatın insan ruhunu nasıl dönüştürdüğünün en çıplak hâlini barındırıyor.
Cibran’ın kelimeleri, yaratım sancılarından tutkulu bir sevgiye; yalnızlıktan Ermiş’in doğumuna kadar bütün süreci ışığa çıkarıyor. Mektuplar, sanatçının merkezindeki kırılganlığı, inancını ve dünyayla kurduğu ilişkiyi gösteren nadir belgelerden biri.
Paulo Coelho ise bu mektupları derleyerek iki ruh arasında açılan sessizliği yeniden duyulur kılıyor. Coelho’nun sözleri kitaba bir kapı aralıyor:
İnsan sevdiği zaman ruhunu açığa vurur; ben de Cibran’ın iç dünyasını Mary Haskell’le mektuplaşmalarında buldum.
Sevgili Bay Germain, Albert Camus

- Tür: Mektup / Deneme
- Yayınevi: Can Yayınları
- Sayfa Sayısı: 64
- Okuma Süresi (Tahmini): 1–1,5 saat
- Kimin İçin İdeal?: Albert Camus’nün iç dünyasına, öğretmen-öğrenci ilişkisine ve insanlık onuruna dair sade ama derin metinleri seven okurlar
- OGGUSTO Puanı: 9.3
Albert Camus, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıktan sonra, hayatının en önemli figürlerinden biri olan ilkokul öğretmeni Louis Germain’e bir mektup yazar. Dokunaklı yazışmalar, bir çocuğun kaderini değiştiren sevgi, inanç ve emeğin yankısıdır.
“Size içimden geldiği gibi yazmadan önce etrafımdaki gürültünün yatışmasını bekledim…” diye başlar Camus. Ne şöhret ne ödül; onun aklında sadece kendisine ışık tutan öğretmeninin yüzü vardır. Mektup, insan olmanın, minnet duymanın ve eğitimin dönüştürücü gücüne inanmanın sembolüdür.
Camus’nün anlatımı, bir insanın başka bir insana duyduğu minnettarlığın evrenselliğini hatırlatır. “Sevgili Bay Germain,” bir edebiyat metni olmaktan öte, içtenliğin ve tevazunun zamansız bir anıtı…
Masum Azizler, Miguel Delibes

- Tür: Roman / Toplumcu Gerçekçilik
- Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
- Sayfa Sayısı: 104
- Okuma Süresi (Tahmini): 2,5–3 saat
- Kimin İçin İdeal?: İspanyol edebiyatını, toplumsal adalet temalı romanları ve karakter derinliği yüksek klasik anlatıları seven okurlar
- OGGUSTO Puanı: 9.0
İspanyol edebiyatının usta ismi Miguel Delibes, Masum Azizler’de taşranın trajedisini anlatıyor. Yazar, İç Savaş sonrası İspanya’nın toplumsal yapısını, sınıfsal uçurumlarını ve insanın doğayla olan bağını çarpıcı bir sadelikle ortaya koyuyor.
1960’ların Extremadura bölgesinde bir çiftlikte yaşayan yoksul bir ailenin hikâyesi üzerinden ilerleyen roman, efendilerle hizmetkârların, emir verenlerle itaat edenlerin aynı mekânda nasıl bambaşka hayatlar sürdüğünü gösteriyor. Ailenin zihinsel engelli üyesi Azarías, doğaya duyduğu sevgi, masumiyeti ve insana inancıyla bu karanlık düzenin içindeki “ışık” haline geliyor. Delibes, Azarías üzerinden “iyiliğin ve saflığın yozlaşmış bir dünyada nasıl hayatta kalabileceğini” sorguluyor.
Mario Camus’un sinemaya uyarladığı film, 1984 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanarak hikâyeyi dünya çapında ölümsüzleştirmişti.
Annemin Uyurgezer Geceleri, Ayfer Tunç

- Tür: Roman / Psikolojik Derinlik / Toplumsal Bellek & Kadınlık
- Yayınevi: Can
- Sayfa Sayısı: 440
- Okuma Süresi (Tahmini): 9–12 saat
- Kimin İçin İdeal?: Anne–kız ilişkilerini, hafıza ve kimlik meselelerini, uzun ve yorucu aşkların kırılgan taraflarını görmek isteyen okurlar.
- OGGUSTO Puanı: 9.2
Unutmak özgürlük müdür, yoksa hatırlamak bir yük müdür? Annemin Uyurgezer Geceleri, bu soruyu merkezine alan güçlü bir roman. Şehnaz’ın hayatını bir gecede değiştiren cümle, kadınların kuşaklar boyunca taşıdığı görünmez yükleri ortaya çıkarıyor.
Bir annenin uyurgezerliğiyle açılan hikâye, zamanla genişliyor: Aile sırları, uzun bir aşkın karmaşası, akademik dünyanın mesafesi ve bu ülkede kadın olarak ayakta kalmaya çalışmanın gerçekleri. Roman, kişisel hafızanın toplumsal yaralarla nasıl birleştiğini etkileyici bir dille gösteriyor.
Seyahatlerde Okunacak Kitaplar
Viski Tutkununun El Kitabı, Burkay Adalığ

- Tür: Gastronomi / İçki Kültürü – Rehber
- Yayınevi: Epsilon Yayınları
- Sayfa Sayısı: 176
- Okuma Süresi (Tahmini): 3–4 saat
- Kimin İçin İdeal?: Viskiyi kültür ve zanaat olarak görmek isteyen; doğru seçim, tadım ve saklama konusunda bilinçlenmek isteyen viski tutkunları için.
- OGGUSTO Puanı: 8.8
Viski yüzyılların birikimiyle şekillenmiş bir kültür, sabırla inşa edilen bir zanaat. Dr. Burkay Adalığ, bu kitapta uzun yıllara yayılan deneyimini ve bilgisini damıtarak okurla buluşturuyor. Viskiyi anlamanın, seçmenin ve tadına varmanın inceliklerini teknik jargona boğulmadan anlatıyor.
Kitap; viskinin üretim sürecinden fıçı türlerine, olgunlaşmanın aroma üzerindeki etkisinden tadım tekniklerine kadar kapsamlı bir rehber sunuyor. Hangi viski nasıl içilir, hangi eşlikçilerle zenginleşir, koleksiyonculuk ve yatırımcılık nelere dikkat edilerek yapılır, viski doğru koşullarda nasıl saklanır gibi sorulara yanıtlar veriyor.
Damıtımevlerinden duyusal değerlendirmeye uzanan bu yolculuk, viskiyle yeni tanışanlar için sağlam bir başlangıç noktası; deneyimli meraklılar içinse bilgiyi derinleştiren güvenilir bir başvuru kaynağı.
Her Şey Normalmiş Gibi, Gaye Boralıoğlu

- Tür: Roman / Çağdaş Türk Edebiyatı
- Yayınevi: İletişim Yayınları
- Sayfa Sayısı: 210
- Okuma Süresi (Tahmini): 5–6 saat
- Kimin İçin İdeal?: Aşkı politik ve toplumsal arka planla birlikte okumayı seven, günümüz Türkiye’sinin ruh hâlini edebiyat üzerinden anlamaya çalışan, gerçekçilikle masalsı anlatımın iç içe geçtiği metinlerden hoşlanan okurlar için.
- OGGUSTO Puanı: 9.0
Gaye Boralıoğlu, Her Şey Normalmiş Gibi’de farklı dünyalardan gelen Arda ve Lora’yı bir araya getiren şeyin tesadüf mü yoksa çok daha derin, varoluşsal bir zorunluluk mu olduğunu sorguluyor.
Roman, genç bir adamın gözünden hem bir ilişkiye tutunma çabasını hem de içinde yaşadığımız kaotik siyasi ve toplumsal atmosferi yan yana getiriyor. Arda, sevdiği kadını anlamaya çalışırken biz de onunla birlikte bugünün Türkiye’sine, İstanbul’dan Diyarbakır’a uzanan ruh hâllerine yeniden bakıyoruz. Boralıoğlu; gerçekçilikle masalı, mitlerle gündelik hayatı birleştiren diliyle, aşkı romantik bir sığınak olmaktan çıkarıp hakikatin tam ortasına yerleştiriyor.
Her Şey Normalmiş Gibi, ikili ilişkilerden kimliğe, aidiyetten çağın ruhuna uzanan sorular soruyor ve okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Bu çağda sahici bir aşk hâlâ mümkün mü?
Yaşasın Yaş Almak, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

- Tür: Sağlık / Uzun Yaşam (Longevity)
- Yayınevi: TK Yayınları
- Kimin İçin İdeal?: Sağlıklı yaş almayı hedefleyenler, bilimsel ve uygulanabilir sağlık rehberleri arayanlar, “iyi yaşlanma”yı hayat planının merkezine koymak isteyenler
- OGGUSTO Puanı: 8.8
“Yaş almak, ihtiyarlamak anlamına gelmek zorunda değil” cümlesi, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun Yaşasın Yaş Almak’ta ortaya koyduğu net bir bilimsel hedef. İnsan ömrünün uzadığı bu çağda asıl meselenin kaç yıl yaşadığımız değil, o yılları nasıl yaşadığımız olduğunu hatırlatıyor.
Kitap; beslenme, egzersiz, uyku ve stres yönetimi gibi temel alışkanlıklardan yola çıkıyor, epigenetikten telomerlere, mitokondri sağlığından senolitik tedavilere uzanan kapsamlı bir longevity haritası çiziyor. Müftüoğlu, okuru pasif bir hasta konumundan çıkarıp, kendi sağlığının sorumluluğunu alan bilinçli bir bireye dönüştürmek istiyor.
Yaşasın Yaş Almak, geleceğin sağlık teknolojilerine dair güçlü bir perspektif sunarken, işi soyutta bırakmıyor. 30 günlük dönüşüm protokolü, refah manifestosu ve “yanlış yaşlanma” tuzaklarına karşı yaptığı uyarılarla, uzun yaşam fikrini günlük hayatta karşılığı olan bir plana dönüştürüyor.
Ayakları yere basan bir rehber…
Kağıt Saray, Miranda Cowley Heller

- Tür: Roman / Çağdaş Edebiyat
- Yayınevi: Mundi
- Sayfa Sayısı: 392
- Okuma Süresi (Tahmini): 7–8 saat
- Kimin İçin İdeal?: Geçmiş travmalar, bastırılmış duygular, aile içi dinamikler ve karmaşık ilişkiler üzerine yoğun, sürükleyici romanları seven okurlar
- OGGUSTO Puanı: 9.1
Miranda Cowley Heller’ın dünya çapında yankı uyandıran romanı Kâğıt Saray, okuru bir göl evinin sessiz sabahında başlaya yüzleşmeye davet ediyor. Evli ve üç çocuk annesi Elle, çocukluğundan beri yazlarını geçirdiği bu evde bir sabah uyanır ama bu sabah diğerlerinden farklıdır: Çocukluk aşkı Jonas ile, yıllardır ertelenen o gecenin sabahıdır bu. Hem de eşleri evde kahvelerini içerken…
Roman, Elle’in iç çatışmalarını yakalar:
Zonklayan, unutamadığı bir aşk mı; yoksa sabrın ve bağlılığın yıpranmış ama güven veren sevgisi mi?
Heller, aile içi istismar, bastırılmış travmalar, kadınlık rolleri ve özgürlüğün bedeli gibi ağır temaları işlerken, Elle’in kendi geçmişiyle yüzleşmesini de merkezine alıyor. Reese Witherspoon’ın kitap kulübü seçimi olan Kâğıt Saray, ruhun karanlık odalarını tek tek açan bir roman.
Atmosferi yoğun, duyguları sert ama dili şiirsel bir hikâye… Elle’in kelepçeleri kırmaya mı, yoksa alıştığı hayata tutunmaya mı karar vereceğini okurla tartışan bir yolculuk.
Leopar Selim’in Son Günü, Mehmet Tez

- Tür: Roman / Müzik – İstanbul Hikâyeleri
- Yayınevi: Doğan
- Sayfa Sayısı: 208
- Okuma Süresi (Tahmini): 3-4 saat
- Kimin İçin İdeal?: 90’lar İstanbul’unu, kaybolan semt ruhlarını, müzikle örülü melankolik hikâyeleri seven okurlar
- OGGUSTO Puanı: 9.0
Bir rock yıldızının kayboluşu… Geride kalan birkaç defter, kaset ve yarım bırakılmış bir hayat hikâyesi. Leopar Selim’in Son Günü, geçmişin kapılarını aralayan, değişen bir İstanbul’a yazılan bir ağıt gibi.
Defterlerde yazılanlar, 90’ların Beyoğlu’sunu yeniden diriltir: Pavyondan bozma barlarda yankılanan şarkılar, tost kokulu sabahlarda kurulan hayaller, dostlukla ayakta durmaya çalışan gençler, sahnede leopar desenli gömleğiyle parlayan bir adam: Selim.
Roman, bir kayboluşun peşine düşerken, bir dönemin ruhunu da kayıt altına alıyor. Artık geri dönmesi mümkün olmayan bir İstanbul’un sisli sokaklarında dolaştırıyor okuru. Selim’in yarım kalmış şarkılarıyla, Beyoğlu’nun silinmiş neon ışıkları arasında…
Leopar Selim’in Son Günü, bir şehrin kaybolan ruhunun hikâyesi. Melankolik, içten ve müzikle çarpan bir roman.
Geçici Manzara, Hakan Bıçakcı

- Tür: Öykü / Modern Türk Edebiyatı
- Yayınevi: İletişim
- Sayfa Sayısı: 200
- Okuma Süresi (Tahmini): 3-4 saat
- Kimin İçin İdeal?: Şehir yalnızlığı, modern hayatın absürtlüğü ve insanın iç sesine odaklanan öyküleri sevenler; Hakan Bıçakcı’nın karanlık mizahını özleyen okurlar
- OGGUSTO Puanı: 8.9
Hakan Bıçakcı, Geçici Manzara’da betonla çevrili şehirlerde nefes almaya çalışan insanların iç dünyasına bir pencere açıyor. Kasvetli metrolar, sessiz ofisler, aynı gri tonundaki sabahlar ve küçük tuhaflıklarla kırılan gündelik rutinler…Öyküler, şehrin ve insanın içindeki sıkışmayı anlatan bir yankı gibi.
Bıçakcı’nın metinlerinde absürt detaylarla örülü gerçeklik, “modern insanın iç çöküntüsü”nü anlatıyor. “Aylardan Efsane Kasım, günlerden Şahane Cuma’ydı…” cümlesiyle başlayan hikâyeler, reklam ışıltısının altındaki donukluğu, yalnızlığı ve geçiciliği gözler önüne seriyor.
Geçici Manzara, şehirde yaşamanın ağırlığını anlatan, zaman zaman distopik, zaman zaman melankolik bir yolculuk. Bıçakcı’nın kendine özgü dili, her öyküyü bir çeşit “kentsel varoluş güncesi”ne dönüştürüyor.
Orta Sınıfın Düşüşü, İpek Özbey & Onur Alp Yılmaz

- Tür: Çağdaş Türkiye / Siyaset & Toplum / Sosyo-ekonomik Analiz
- Yayınevi: İnkılap
- Sayfa Sayısı: 136
- Okuma Süresi (Tahmini): 3-4 saat
- Kimin İçin İdeal?: Türkiye’deki toplumsal dönüşümü anlamak isteyenler; orta sınıf, demokrasi ve ekonomi ilişkisine merak duyan genç profesyoneller, politika meraklıları, araştırmacılar.
- OGGUSTO Puanı: 8.8 / 10
Orta sınıf kavramı, ortaya çıktığı yıllardan beri belki de ilk kez bu kadar derin bir tartışmanın odağında. Sadece ekonomik değil sosyokültürel ve siyasal düzenin de omurgasını oluşturan orta sınıf şimdilerde geleceğe kaygıyla bakıyor.
Cumhuriyet tarihi boyunca yükselme umudunun, demokrasinin ve toplumsal barışın garantörü olarak görülen ve 1960’lardan itibaren yaygınlaştırılan yükseköğretimle büyüyen bu sınıf, zamanla nitelik kaybı, liyakatsizlik, borç ekonomisi ve neoliberal politikaların gölgesinde eridi. Bu durum demokrasiyi, siyasal katılımı ve toplumsal barışı da tehdit ediyor. Orta sınıfı kırılgan, öfkeli ve güvencesiz bir gelecek bekliyor.

Gazeteci İpek Özbey’in Siyaset Bilimci Doç. Dr. Onur Alp Yılmaz ile yaptığı söyleşinin yanı sıra Orta Sınıfın Düşüşü’nde alanına yönelik sorulan soruları Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Siyaset Bilimci Prof. Dr. Hakan Yılmaz, Sosyolog Prof. Dr. Ayşe Öncü, Ekonomist-CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale, İst. Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Erdoğan, Öğretim Üyesi (E) Prof. Dr. Sema Erder, Siyaset Bilimci Alphan Telek, Müzik Yazarı Özge Ç. Denizci ve Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy yanıtlıyor.
Eğitim, liyakat ve kamusal standartlar nasıl buharlaştı; neoliberal politikalar, borç ekonomisi ve “itaat sözleşmesi” toplumu nasıl yeniden şekillendiriyor; Türkiye’de orta sınıfın siyasete ve sandığa bakışı nasıl değişiyor; orta sınıfın felaketi demokrasinin de felaketi olur mu gibi soruların aydınlatıldığı kitapta, Türkiye’nin mevcut fotoğrafı çekilirken geleceğe dair uyarılar da yapılıyor.
Orta Sınıfın Düşüşü karanlık bir tablonun içinden çıksa da umut ışığı yakmayı ihmal etmiyor.
Kitabım Çok Satar mı? Yazarlık ve Yayıncılık Üzerine Kapsamlı Bir Rehber, Ayşe Tuğba Dedeoğlu & Berker Noyan

- Tür: Yazarlık Rehberi / Kreatif Süreç / Yayınevi & Kitap Yayınlama
- Yayınevi: Ceres Yayınları
- Sayfa Sayısı: 144
- Okuma Süresi (Tahmini):4–5 saat
- Kimin İçin İdeal?: “Bir kitabım olsun” diyen herkes. İlk satırına başlayamayan hayalperestten, dosyasını elinde tutup korkan yazara kadar. Yolu bulan ama pazarlama kısmında tökezleyenler için de birebir.
- OGGUSTO Puanı: 9.1 / 10
Bu rehber, “Yazar olabilir miyim?” diye soran herkes için dürüst bir cevap veriyor. Olursunuz, ama tesadüfen veya sadece yeteneğinizle değil! Emek, karar, sabır ve profesyonellik şart. Ne yazacağınızdan kime ulaştıracağınıza, yayınevine başvuru dosyasından tanıtım sürecine kadar adım adım ilerleyen, pratik ve güven veren bir yol haritası…
Miras, Nejat İşler

- Tür: Roman / Yol hikâyesi / Varoluş & ilişkiler
- Yayınevi: Mundi Kitap
- Sayfa Sayısı: 144
- Okuma Süresi (Tahmini):4–5 saat
- Kimin İçin İdeal?: Dostlukla imtihanı olanlar, geçmişle vedalaşmaktan korkanlar, “kendim olayım” deyip yola çıkan ama yolda kim olduğunu yeniden tanıyanlar. Biraz şiir, biraz hüzün, biraz tozlu yol sevenler.
- OGGUSTO Puanı: 8.6 / 10
Sene 2000, mevsimlerden bahar. En kıymetli dostu, abisi, evine uğramadan günü bitirmediği Barış Abi ve kızı “Şoför Nebahat” Güler’le, kıvrıla kıvrıla inen Ege yollarında ilerleyen, gencecik bir Nejat İşler. Verilen sözler, kurulan dengeler, el yordamıyla yoklanan hisler…
Seyahatte iyi vakit geçirmenizi sağlayacak bir “yol” romanı…
Farkındalık Cehennemdir, Tunç Tataker

- Tür: Kişisel gelişim / Psikoloji / Modern varoluş
- Yayınevi: İnkılâp Kitabevi
- Sayfa Sayısı: 184
- Okuma Süresi (Tahmini):4–5 saat
- Kimin İçin İdeal?: Hayatını kendi sesiyle kurmak isteyen; aile kalıpları, suçluluk, ilişki döngüleri ve farkındalıkla gerçek yüzleşmeye hazır okurlar için.
- OGGUSTO Puanı: 8.2 / 10
Ailenin “kutsal” diye paketlediği yükler, toplumun terbiye diye verdiği korkular, adına sevgi denen bağımlılıklar… Bazen özgürleşmek, önce içimizdeki görünmez gardiyanla tokalaşmayı gerektirir. “Farkındalık Cehennemdir” bu kapıya götürüyor: Rahatsız eden, öfkelendiren, hatta yalnız hissettiren bir geçide…
Tunç Tataker, romantik farkındalık klişelerini bir kenara koyup hakikatin karanlık tarafına ışık tutuyor. Mutluluk cümleleri yok; “yolculuğu kendin kur” çağrısı var. Okura dürüst yaklaşan kitap, “hayatım böyle olmak zorunda mı?” sorusunu yüksek sesle sormanız için cesaret veriyor.
Çocuklar İçin Kitap Önerileri
Yapay Zeka, Ayşegül İldeniz

- Tür: Çocuk Kitabı / Bilim – Teknoloji
- Yayınevi: Doğan Çocuk
- Sayfa Sayısı: 60
- Okuma Süresi (Tahmini): 1,5–2 saat
- Kimin İçin İdeal?: Yapay zekâyı korkmadan, merakla ve doğru sorularla tanımak isteyen çocuklar; teknolojiyi anlaşılacak bir alan olarak görmek isteyen ebeveynler ve öğretmenler için.
- OGGUSTO Puanı: 8.9 / 10
Yapay zekâ artık hayatımızın her yerinde: Oyun oynarken, navigasyon yol gösterirken, robot süpürge evi temizlerken… Peki bu “akıllı” teknolojiler nasıl çalışıyor? Gerçekten düşündükleri doğru mu? Gelecekte bizi neler bekliyor?
İnovasyon, yapay zekâ ve geleceğin dünyası üzerine çalışan Ayşegül İldeniz, Geleceği Merak Ediyorum: Yapay Zekâ ile çocukları bu soruların peşine düşmeye davet ediyor. Otonom araçlardan dili öğrenen robotlara, makinelerin neleri yapabildiğinden neleri asla yapamayacağına kadar pek çok konu; çocukların hayal gücünü harekete geçiren bir anlatımla ele alınıyor.
Görünmez İp: Okula Başlıyorum, Patrice Karst

- Tür: Çocuk Kitabı / Okula Başlama / Duygusal Farkındalık
- Yayınevi: İnkılap
- Sayfa Sayısı: 32 sayfa
- Okuma Süresi (Tahmini): 20-30 dk.
- Kimin İçin İdeal?: Okula yeni başlayan çocuklar, ilk gün heyecanı yaşayan minikler; destek, güven ve bağ temalarını oyunla konuşmak isteyen aileler.
- OGGUSTO Puanı: 8.9 / 10
Okula başlamak kâğıt kalemden fazlası; tanımadığınız bir dünyaya ilk adım, kalbinizin biraz hızlı atması, soruların çığ gibi büyümesi… Görünmez İp serisinin sevilen yazarı Patrice Karst bu kez Mila’yla birlikte o eşikten geçiriyor bizi. Mila, ilk gün korkularına görünmez bir sırla karşı koyuyor: Kalbinde taşıdığı, cesaret ve sevgi dolu bir sırt çantası. İçinde ışık, destek, güven…
Bu kitap “korkma” demiyor; “korku ile birlikte yürümek mümkün” diyor. Minik okurlara güçlü bir iç ses; ailelere ise bağ kurmanın bir yolunu sunuyor. Sevgi, güven ve dayanıklılığı sakince, dokunmadan, öğretmen edası olmadan konuşan o nadir çocuk kitaplarından biri…
Şapka, Zülfü Livaneli

- Tür: Çocuk Kitabı / Öykü
- Yayınevi: İnkılap
- Sayfa Sayısı: 48 sayfa
- Okuma Süresi (Tahmini): 30–45 dk
- Kimin İçin İdeal?: Çocuklar, ebeveynler, öğretmenler; dostluk, göç ve ayrımcılık üzerine düşündürmek isteyen herkes
- OGGUSTO Puanı: 8,9
Türk edebiyatının usta kalemi Zülfü Livaneli, bu kez çocuklara sesleniyor. Şapka, göç eden bir çocuğun hikâyesi üzerinden ırkçılık, ayrımcılık ve dostluk kavramlarını samimi bir dille işliyor.
Küçük Yılmaz, Türkiye’deki köyünden ailesiyle birlikte İsveç’e göç eder. Yeni okulunda tüm çocukların sarışın, kendisinin ise “kara kafa” diye alay edilen bir çocuk olması onu derinden yaralar. Sorunu gizlemek için bir şapka takar, hatta sessiz kalmayı seçer. Ama bir gün haksız yere hırsızlıkla suçlandığında asıl gerçeği öğrenenler onu dışlayan arkadaşları olur.
Yıllar sonra kendi oğlunun sınıfta bir Arap arkadaşına aynı önyargıyla davrandığını gören Yılmaz, bu anısını paylaşır. Dostluğun, kardeşliğin ve insanın kendisi olarak var olmasının değerini hatırlatan hikâye, çocukların kalbine dokunan barışçıl bir mesaj veriyor.
Mindfulness ile Öğreniyorum: Sabırsızlık, Zümra Atalay

- Tür: Çocuk Kitapları / Mindfulness / Etkinlikli Hikâye
- Yayınevi: Mandolin
- Sayfa Sayısı: 40 sayfa
- Okuma Süresi (Tahmini): 30–45 dk
- Kimin İçin İdeal?: Sabırsız, sakin olmayı öğrenmek isteyen çocuklar. Mindfulness pratiğini minik yaşta oyunla tanıtmak isteyen ebeveynler, öğretmenler. Çocukların farkındalığını artırmak isteyen herkes için.
- OGGUSTO Puanı: 8,4
Çocuklarınızı, ormanın en sabırsız maymunu Zıpır’la tanıştırın. Mindfulness ile Öğreniyorum: Sabırsızlık, miniklere sabrı, anda kalmayı ve dikkatlerini toplamayı eğlenceli bir macera eşliğinde öğretiyor.
Her şeyi hemen isteyen, beklemeye tahammülü olmayan Zıpır, kelebeklerin peşinden koşarken düşüyor, muz toplarken başını belaya sokuyor, bir yandan da sabırsızlığını anlamaya başlıyor. Kaplumbağa Bilge’nin rehberliğinde çıktığı yolculuk, hızdan sakinliğe uzanan bir dönüşüm hikâyesine evriliyor.
Çocuğunuza sabır, farkındalık ve dikkat becerilerini keyifli bir yolla kazandırmak istiyorsanız, bu kitap tam aradığınız şey olabilir.
Çok Satan Kitaplar
12-18 Ocak 2026 haftası en çok satan kitaplar…
Bestseller listelerinin ortalamasıyla oluşturuldu.
Edebiyat Dünyasından Son Haberler
Julian Barnes yazarlığı bırakıyor

2011 yılında Bir Son Duygusu kitabıyla Booker ödülünü kazanan Julian Barnes, Departure(s) adlı yeni romanının son kitabı olacağını açıkladı; kitap yazmayı bırakacağını ancak gazetecilik, eleştiri ve deneme yazmayı sürdüreceğini belirtti.
Benimle Tanışmadan Önce, Limon Masası, Oklu Kirpi ve Zamanın Gürültüsü gibi eserleriyle tanınan yazarın son kitabı Departure(s), hafıza, aşk, dostluk, yaşlanma ve ölüm temalarını biraraya getiren; anı, deneme ve kurmacayı buluşturan hibrit bir eser olarak tanımlanıyor.
Dünyanın en güzel ‘indie’ kitapçıları
Cultured Magazine, dünya genelindeki bağımsız kitapçı sahiplerinin oylarıyla dünyanın en iyi 11 bağımsız kitapçısını seçti. Liste; Paris’ten Bağdat’a, New York’tan Glasgow’a uzanan adresleriyle niş yayınlara, sanat ve tasarım kitaplarına, nadir baskılara ve yerel fanzinlere odaklanan kitapçıları bir araya getiriyor. Seçkide yer alan kitapçılar:
- Librairie des Femmes (Paris)
- After8Books ve Yvon Lambert (Paris)
- Abu Fatima (Bağdat)
- Dashwood Books (New York)
- Codex Books (New York)
- Neurotica Books (Los Angeles)
- Burning House Books (Glasgow)
- A Balzac A Rodin (Paris)
- Monograph Bookwerks (Portland)
- Donlon Books (Londra)
Ayın Kitabı Kapınıza Geliyor
Küratörlü seçkilerle okurları aynı kitapta buluşturan yeni nesil bir okuma topluluğu olarak yola çıkan Filika, her ay seçtiği kitabı okurlarının adresine gönderiyor; ay sonunda ise yazar söyleşileriyle okuma deneyimini derinleştiriyor. Okumayı yalnızlıktan çıkarıp ortak bir düşünce alanına taşımak isteyenler için güzel bir bahane. Aylık abonelikler 880 TL’den başlıyor. Denemeye değer!
2025 Yılının En İyi Kitapları
New York Times Book Review, kurgu ve kurgu dışı alanlardan seçilen “2025’in En İyi 10 Kitabı” listesini yayımladı. Listedeki kitapların hiçbirinin Türkçe çevirisi yapılmadı ama biz yine de merakınızı giderelim:
- The Loneliness of Sonia and Sunny (Kiran Desai)
- Angel Down (Daniel Kraus)
- The Sisters (Jonas Hassen Khemiri)
- The Director (Daniel Kehlmann)
- Stone Yard Devotional (Charlotte Wood);
- A Marriage at Sea (Sophie Elmhirst),
- Wild Thing (Sue Prideaux),
- Mother Emanuel (Kevin Sack),
- There Is No Place for Us (Brian Goldstone),
- Mother Mary Comes to Me (Arundhati Roy)
Metis Ajanda 2026 Çıktı

Her yıl merakla beklenen Metis Ajanda’nın 2026 versiyonu, “Anlıyorsun değil mi?” başlığıyla çıktı. Bu seneki konsept, “iletişim”. Metis, neden bu seçimi yaptıklarını şöyle açıklıyor:
Elektronik iletişim araçlarının son derece geliştiği bir dönemde yaşıyoruz. E-postalar, mesajlar ve çeşit çeşit sosyal medya mecrası sayesinde yakınlarımızla, hatta bizzat tanışmadığımız birçok insanla ânında haberleşip sohbet edebiliyoruz. Elimizde akıllı telefonlarımız, her an herkesle bağlantı halindeyiz. Ama bir yandan da bir şeyler eksik, temel bir şeyler. Bu iletişim çağının ortasında birçoğumuz başkalarından kopuk ve yalnız hissediyoruz kendimizi. İnsanlarla gerçek bir temas kuramadığımız, yüzeyin altına inemediğimiz hissine kapılıyoruz. Dahası, bizi birbirimize bağladığını düşündüğümüz sosyal medya, filtre balonları ve yankı odalarıyla farklı görüşten insanları birbirinden daha da ayırıp kutuplaştırıyor. İletişim kanalları tıkandıkça, sözlerimiz saldırganlığı, suskunluklarımız umursamazlığı körüklüyor. İşte bu yüzden bu seneki ajandamızı iletişim konusu etrafında hazırladık.
“Aziz Bey Hadisesi” Fransa’da Parladı

Çağdaş Türk edebiyatının en güçlü yazarlarından Ayfer Tunç, Fransa–Türkiye Komitesi tarafından verilen 2025 Fransa-Türkiye Fernand Rouillon Edebiyat Ödülü’nün bu yılki sahibi oldu. Tunç, “Aziz Bey Hadisesi”nin Fransızcaya çevrilen baskısıyla bu önemli ödüle layık görüldü.
Türkiye’de ilk kez 2006’da yayımlanan eser, Fransa’da Nisan 2025’te okurla buluşmuş; kısa sürede ilgi görerek Fransız basınında geniş yankı uyandırmıştı.
Altı öyküden oluşan bu kitapta Ayfer Tunç, romantik aşkı masaya yatırıyor. Yanılsamalar, körlükler, amaçsız savruluşlar ve yoğun fantezilerle örülü öyküler, kadınlığın derinliklerine uzanan bir duygusal coğrafyada dolaşıyor. Tunç, yorgunluk, kırgınlık ve imkânsız ilişkilerin izini sürerken, aşkı yeniden sorguluyor.
Sesli Kitaplarda Yeni Dönem
Spotify, kullanıcıların yarım bıraktıkları kitaplara geri dönmesini sağlayan “Sesli Kitap Özetleri” özelliğini duyurdu. Yapay zekâ destekli sistem, dinleyicinin daha önce dinlediği bölümleri analiz ederek kişiye özel bir özet oluşturuyor. Böylece kullanıcılar, kitabı baştan dinlemek zorunda kalmadan kaldıkları yerin ruhuna hızla yeniden adapte olabiliyor.
Harper Lee’nin kayıp öyküleri 70 yıl sonra gün yüzüne çıkıyor

Amerikan edebiyatının kült isimlerinden Harper Lee’nin ölümünden sonra bulunan sekiz kısa öyküsü ilk kez “The Land of Sweet Forever” adıyla yayımlandı.
Uzun yıllar yalnızca Bülbülü Öldürmek ile tanınan Lee’nin edebi yolculuğu, 1950’lerde New York’ta yazdığı ancak gün yüzüne çıkmamış bu metinlerle yeniden şekilleniyor. Bu öyküler, yazarın kendi sesini aradığı dönemin izlerini taşıyor; Bülbülü Öldürmek’te olgunlaşacak temaların ilk kıvılcımlarını barındırıyor.
Bazı öykülerde Bülbülü Öldürmek’te neredeyse aynı biçimde karşımıza çıkacak olayların ilk taslaklarını göreceksiniz.
Harper Lee, 1960’ta yayımlanan ve Pulitzer kazanan romanıyla 42 milyonun üzerinde okura ulaşmış, Amerikan edebiyatının en etkili seslerinden biri olarak kabul edilmişti.
Booker ödülü David Szalay’in

Londra’da düzenlenen törenle bu yılın Booker Ödülü açıklandı. Ödülün sahibi, Macaristan’daki bir toplu konut sitesinden Londra’nın ultra zengin çevrelerine uzanan bir hayatı anlatan Flesh adlı romanıyla İngiliz-Macar yazar David Szalay oldu.
Szalay, 2016’da All That Man Is ile kısa listeye kalan bir isimdi; Flesh ise yazarın edebiyatındaki en olgun ve en etkileyici döneme işaret ediyor. Jüri romanı “son derece karanlık ama okuması keyifli”, “olağanüstü” ve “çok özel” ifadeleriyle tanımladı.
Szalay’ın altıncı romanı, çağdaş erkeklik, sınıf atlama, yalnızlık ve modern şehir hayatının görünmez kırılmalarına bakan çarpıcı bir karakter portresi sunuyor.
Flesh, 2026’da İthaki Yayınları’ndan Türkçeye kazandırılacak.
Atatürk’ün kütüphanesi erişime açıldı
Mustafa Kemal Atatürk’ün 3 bin 997 kitaptan oluşan kişisel kütüphanesi, Anıtkabir Derneği’nin hazırladığı 24 ciltlik dijital arşiv ile artık ücretsiz erişime açık.
Derneğin resmi internet sitesinde yayımlanan bu arşiv, Atatürk’ün altını çizdiği satırları, sayfa kenarlarına düştüğü notları ve okuma alışkanlıklarına dair değerli ayrıntılar içeriyor.
Türkiye’nin en önemli entelektüel miraslarından biri, böylece ilk kez bu kadar kapsamlı ve şeffaf bir şekilde okurlarla buluşuyor.
Kapak Görseli: iStock












