İstanbul’un en gizemli yapılarından Yerebatan Sarnıcı’nı keşfedin! Tarihi, restorasyon süreçleri, Medusa başlıkları, bilet fiyatları ve ulaşım bilgileri burada.
İstanbul’un büyüleyici yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, daha içeri adım attığınız anda atmosferiyle sizi içine çeken, şehrin en eski ve en etkileyici müzelerinden biri. Yüzyıllara meydan okuyan bu anıtsal yapı; mimarisi, ışık-gölge oyunları ve etrafında örülen efsaneler, mitler ve masallarla her ziyaretçide ayrı bir merak duygusu uyandırıyor.
Peki Yerebatan Sarnıcı’nı gerçekten ne kadar tanıyorsunuz? Bu yazıda, sarnıcın köklü tarihine, geçirdiği restorasyon süreçlerine ve “burayı özel yapan” detaylara yakından bakıyoruz.
Yerebatan Sarnıcı’nın Tarihi
Yerebatan Sarnıcı’nın tarihi, Bizans İmparatoru I. Justinianus dönemine, yani 6. yüzyılın başlarına kadar uzanır. O dönemde hızla büyüyen İstanbul’un (Konstantinopolis) artan su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edildi. Roma ve Bizans İmparatorlukları için stratejik bir merkez olan şehirde, içme suyu kaynakları yetersizdi. Bu durumu aşmak için İmparator Justinianus, şehre su sağlamak üzere büyük ölçekli projelere imza attı.
Yerebatan Sarnıcı, bu önemli projelerden biriydi. Şehrin merkezinde konumlanan devasa yeraltı yapısı, yer altı su kaynaklarını depolayarak şehre kesintisiz su temin ediyordu. Sarnıç, 336 sütun ve 12 kemerle desteklenen yaklaşık 70 metreye 140 metre boyutlarında bir alana yayılır. İçerisinde su seviyesi değişebilen bir havuz bulunur ve ziyaretçiler, suyun üzerinde kurulu ahşap yürüme yolları sayesinde sarnıcın gizemli atmosferini deneyimleyebilir.
Bizans döneminde defalarca onarım ve restorasyon geçiren Yerebatan Sarnıcı, Osmanlı döneminde farklı amaçlar için kullanıldı. Örneğin, 16’ncı yüzyılda yerel halk tarafından su depolama alanı olarak işlev gördü. 18’inci yüzyılda müzeye dönüştürüldü, 20’nci yüzyılın başlarında yangın sonrası büyük bir onarımdan geçirildi.
Bugün Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un en gözde turistik mekanlarından biri olarak her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. İstanbul’un zengin tarihine ve eşsiz mimarisine tanıklık etmek isteyen herkes için bir cazibe merkezi konumunda.
Yerabatan Sarnıcı’nın Restorasyonu

Yerebatan Sarnıcı’nın günümüzdeki haline ulaşması, 1985 yılında başlatılan kapsamlı bir restorasyon sürecinin sonucu. Yüzyıllarca farklı amaçlarla kullanılan ve zamanla ciddi hasar gören tarihi yapı, turistik bir cazibe merkezine dönüştürülmeden önce büyük bir yenilenme sürecinden geçti. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla yürütülen restorasyon, sarnıcın tarihi dokusunu korumayı ve ziyaretçilere güvenli bir deneyim sunmayı hedefliyordu.
1985’te başlayan çalışmalar, iki yıl içinde, yani 1987’de tamamlandı. Restorasyon süreci; arkeolojik kazılar, detaylı temizlik, yapısal onarımlar ve modernizasyon gibi pek çok aşamayı kapsıyordu. Bu süreçte, sarnıcın belirli bölümlerindeki su seviyesinin düşürülmesi gerekti. Bunun için özel bir betonarme platform inşa edildi ve bu platforma kurulan iş makineleriyle temizlik ve onarım gerçekleştirildi. Ziyaretçilerin sarnıcı daha iyi gezebilmesi için aydınlatma sistemi yenilendi ve ek düzenlemeler yapıldı.
{134275}
Yerebatan Sarnıcı ve Medusa

Yerebatan Sarnıcı’nın en dikkat çekici ve gizemli özelliklerinden biri, sütunlarının kaidelerinde yer alan Medusa başlıkları. Bu başlıklar, Yunan mitolojisinin korkutucu figürü Medusa’yı tasvir eder. Mitolojiye göre Medusa, saçları yerine yılanlarla kaplı, bakışlarıyla insanları taşa çeviren dişi bir canavar olan Gorgonlardan biridir. Bu nedenle, kalkanlarda ve koruyucu nesnelerde bir güç sembolü olarak kullanıldı.
Yerebatan Sarnıcı’ndaki Medusa başlıklarının Bizans döneminde yapıldığı düşünülüyor. Ancak, bu başlıkların sarnıca neden yerleştirildiği kesin olarak bilinmiyor. Yaygın teoriye göre, bu başlıklar bir zamanlar yakındaki antik yapıdan sökülerek sarnıcın inşasında devşirme malzeme olarak kullanılmış.
Sarnıçtaki Medusa başlıklarından biri, diğerlerinden farklı olarak ters konumlandırılmışt Bu durum, zamanla çeşitli efsanelere konu oldu. En bilinen efsanelerden birine göre, Medusa’nın bakışlarının sarnıcın sütunlarını yıkacak kadar güçlü olduğuna inanıldığı için, gücünü etkisiz hale getirmek amacıyla başı ters çevrilmiş.
Yerebatan Sarnıcı’ndaki Medusa başlıkları, İstanbul’u ziyaret edenler için en büyüleyici ve ilgi çekici unsurlardan biri.
Yerebatan Sarnıcı Sergileri

Temmuz 2022’de kapsamlı bir restorasyonun ardından kapılarını yeniden açan Yerebatan Sarnıcı, zaman zaman kültürel ve sanatsal etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Yüzyıllar önce suyun depolanması için inşa edilen bu büyüleyici sarnıç, günümüzde tarihin farklı katmanlarını, evrensel kültürel bilinci ve kolektif toplumsal hafızayı bir araya getiren önemli bir kesişim noktası olarak öne çıkıyor.
Örneğin “Night Shift” etkinlikleri kapsamında haftanın belirli günlerinde, saat 19:30 ile 22:00 arasında sürpriz konserler düzenleniyor. Tarihin atmosferini müzikle birleştiren bu tür etkinlikler, sarnıcın mistik ortamında unutulmaz anlar yaşatıyor. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
{47706}
Yerebatan Sarnıcı Nerede ve Nasıl Gidilir?

- Anadolu Yakası’ndan: Vapurla Beşiktaş ya da Kabataş’a geçtikten sonra tramvay ile Sultanahmet’e gelerek sarnıca ulaşabilirsiniz.
- Toplu Taşıma ile: Kabataş – Bağcılar tramvay hattını kullanarak Sultanahmet durağında inebilir ve 3 dakikalık bir yürüyüşle sarnıca ulaşabilirsiniz.
Yerebatan Sarnıcı Giriş Ücretleri ve Bilet

Yerebatan Sarnıcı, haftanın her günü sabah 09:00’dan akşam 22:00’a kadar ziyaretçilere açık.
Yerli ve yabancı ziyaretçiler ile öğrenci-öğretmenler için farklı bilet fiyatlandırmaları var. Güncel giriş ücretlerini ve bilet seçeneklerini buradan inceleyebilirsiniz. Ziyaretinizi daha pratik hale getirmek isterseniz, online bilet almayı tercih edebilirsiniz.
Önemli bir not: Yerebatan Sarnıcı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olmadığı için Müze Kart geçerli değil.
{124684}
Kapak Görseli: iStock



