Dünyanın en manzaralı tren yolculuklarını keşfedin. Nefes kesen rotalar, lüks deneyimler ve panoramik manzaralar sizi bekliyor.
Uçakla ya da araba ile gitmek hızlı olabilir ama hiçbir yolculuk tren yolculukları kadar büyülü değildir. Geniş camlarıyla panoramik manzaralar sunan, kimi zaman lüks otel konforu yaşatan trenler, yolculuğu başlı başına unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor. İşte dünyanın en manzaralı tren rotaları…
Avrupa Rotaları
Glacier Express: İsviçre’nin En Manzaralı Tren Rotası

Tablo güzelliğindeki Alpler manzaraları eşliğinde 8 saatlik bir yolculuk sunan Glacier Express, dünyanın en yavaş hızlı (!) treni. Saatte ortalama 45 km hız yapan tren, kimi yerlerde 35 km’ye kadar yavaşlayarak panoramik manzaraların tadını çıkarma fırsatı veriyor.
Camları oturma yerinden tavana kadar uzanan lüks vagonlar sayesinde yol boyunca kesintisiz manzara izlemek mümkün. Zermatt’tan başlayıp İsviçre’nin en zarif tatil beldesi St. Moritz’e uzanan bu rota; Matterhorn’un büyüleyici zirvesi, Solis ve Landwasser viyadükleri, Albula hattındaki spiral tüneller, İsviçre’nin en büyük kanyonu ve Oberalp Geçidi gibi ikonik noktaları kapsıyor.
Tren 291 köprü ve 91 tünelden geçerken, yol boyunca karşınıza çıkan dağ köyleri, göller ve şelaleler adeta görsel bir şölen sunuyor. Fotoğraf tutkunları için küçük bir ipucu: Son vagona oturursanız viyadüklerden geçerken trenin kendisini manzarayla birlikte kadraja alabilirsiniz.
Flåm Demiryolu: Norveç’in En Manzaralı Tren Yolculuğu
2014’te National Geographic Traveller tarafından Avrupa’nın en iyi 10 tren yolculuğu arasında gösterilen, Lonely Planet’in ise dünyanın en iyi tren yolculuğu olarak nitelendirdiği Flåm Railway (Flåmsbana), Norveç’in eşsiz dağ manzaralarını keşfetmenin en keyifli yollarından biri.
Tren, dünyanın en güzel fiyortlarından biri sayılan Aurlandsfjord’un ucundaki Flåm kasabasından hareket ediyor. Saatte ortalama 40 km hızla ilerleyen tren, 50 dakikada deniz seviyesinden 867 metre yükseklikteki Myrdal dağ istasyonuna ulaşıyor. 20 km’lik bu rota boyunca Rallar Road bisiklet parkuru, küçük köyler, köpük köpük akan şelaleler ve masmavi bir nehir size eşlik ediyor.
Yolculuğun en büyüleyici duraklarından biri ise Kjosfossen Şelalesi. Burada tren 5 dakikalığına duruyor ve yolcular platformdan şelalenin etkileyici görüntülerini fotoğraflayabiliyor.
Royal Scotsman: İskoçya’nın En Lüks Tren Yolculuğu
İskoçya’nın güzelliklerini keşfetmek isteyenler için Royal Scotsman, konfor ve lüksü bir arada sunan en özel tren yolculuklarından biri. Cilalı ahşap panelleri, sıcak tonlu kumaşları ve zarif dekorasyonuyla adım attığınız anda sizi farklı bir dünyaya taşıyor. Tren, Edinburgh’dan kalkarak Highlands bölgesine uzanıyor.
Royal Scotsman’ın rotaları boyunca İskoçya’nın dağları, tepeleri, derin vadileri, göletleri ve tarihi kaleleri göz kamaştırıyor. Seçilen programa göre bazı turistik durakları ve viski imalathanelerini ek ücret ödemeden gezme imkânı da sunuluyor. Doğa ve kültürün iç içe geçtiği bu yolculuk, İskoçya’nın ruhunu hissettiren bir keşife dönüşüyor.
1985’te hizmete giren tren, 2007’den itibaren Royal Scotsman adını aldı. Bugün daha modern vagonlarıyla hizmet verirken, yolculara spa vagonu ve açık havada manzarayı izlemeye olanak tanıyan verandasıyla şahane bir yolculukcsunuyor.
Centovalli Treni: İtalya ve İsviçre Arasında Panoramik Bir Yolculuk
İtalya’daki Domodossola’dan İsviçre’nin Locarno kentine uzanan Centovalli Railway (Yüz Vadi Treni), yaklaşık 2 saat süren bir tren yolculuğu sunuyor. Deniz seviyesinden 204 metrede başlayan rota, 500 metre yükseklikteki Trontano’ya, ardından Vigezzo Vadisi’ne ve 838 metredeki S. Maria Maggiore’ye kadar tırmanıyor. Daha sonra yavaş yavaş inişe geçerek Maggiore Gölü kıyısındaki Locarno’ya ulaşıyor.
Rota boyunca özellikle Centovalli Vadisi manzaraları, derin vadiler, yemyeşil ormanlar ve küçük köyler göz kamaştırıyor. Bölgedeki hiking rotalarıyla ünlü köylerde trenin duraklaması sayesinde pek çok yolcu yürüyüş parkurlarına kolayca ulaşabiliyor.
Toplam 52 km uzunluğundaki bu hat üzerinde iki farklı tren hizmet veriyor: Treno Panoramico Vigezzo Vision, geniş camlarıyla panoramik bir deneyim sunarken; Centovalli Express daha standart bir yolculuk sağlıyor. Her iki tren de yavaş ilerleyerek yolcuların manzaranın tadını çıkarmasına olanak tanıyor.
Black Forest Line: Almanya’nın Masalsı Tren Yolculuğu
Adını Hansel ve Gretel masalından fırlamış gibi duran köylerinden alan Black Forest Line Scenic Route (Kara Orman Hattı), Almanya’nın en manzaralı tren yolculuklarından biri. Yaklaşık 2 saat 43 dakika süren bu yolculukta, yemyeşil çam ormanları ve masalsı evlerin süslediği köyler arasından geçerek Kara Orman’ın büyüleyici atmosferini keşfediyorsunuz.
Modern tren Offenburg’dan hareket ederek Hornberg’e kadar uzanan rotasında tarım alanları, küçük köyler ve yeşil vadiler eşliğinde ilerliyor. Daha sonra koyu yeşil çam ormanlarının içinden geçerek yolcularını Avrupa’nın en etkileyici doğal güzelliklerinden biri olan Konstanz Gölü’ne ulaştırıyor.
Kuzey Amerika Rotaları
Rocky Mountaineer: Kanada’nın En Manzaralı Tren Yolculukları
Vancouver’dan yola çıkan cam tavanlı Rocky Mountaineer trenleri, Kanada’nın batısını doğusuna bağlayan tarihi demiryolu hattında ilerliyor. Yol boyunca görkemli kanyonlar, dağ geçitleri, efsanevi tüneller, göller ve ulusal parklar eşliğinde unutulmaz bir tren yolculuğu sizi bekliyor.
Rocky Mountaineer yataklı vagon sunmuyor; bunun yerine her durakta lüks otellerde konaklama imkânı sağlıyor. Bu sayede gündüzleri panoramik manzaralar eşliğinde konforlu koltuklarda yolculuk yaparken, geceleri de otel konforunun keyfini çıkarıyorsunuz.
Bir gecelik kısa deneyimlerden dokuz gecelik uzun rotalara kadar farklı seçenekler sunan bu tren yolculuklarında; kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri, gün boyu sıcak içecekler ve atıştırmalıklar fiyata dahil. Hangi rotayı seçerseniz seçin, Rocky Mountaineer ile Kanada’yı raylardan keşfetmek tam anlamıyla hafızalara kazınacak bir yolculuk olacak.
California Zephyr: ABD’nin En Manzaralı Tren Yolculuklarından Biri
Chicago’dan kalkan The California Zephyr, tam 51 saat 20 dakikalık unutulmaz bir tren yolculuğu sunuyor. Tavana kadar uzanan geniş camları sayesinde adeta bir seyir terası gibi tasarlanan bu tren, Kuzey Amerika manzaralarını keşfetmenin en keyifli yollarından biri.
Yolculuk boyunca Nebraska ovalarından başlayarak Rocky Dağları, Glenwood Kanyonu, Truckee Nehri, Donner Gölü, San Pablo Körfezi ve Carquinez Boğazı gibi güzergâhlardan geçiliyor. Doğanın her rengini barındıran bu manzaralar, California Zephyr’i ABD’nin en popüler tren rotalarından biri haline getiriyor.
Son durağı San Francisco olan bu konforlu yolculukta tek yapmanız gereken geniş camlardan dışarı bakıp manzaranın tadını çıkarmak. Hem tren yolculuğu meraklıları hem de Amerika’yı bambaşka bir açıdan görmek isteyenler için California Zephyr eşsiz bir yolculuk.
Denali Star: Alaska’nın Vahşi Doğasında Tren Yolculuğu
Adını Kuzey Amerika’nın en yüksek zirvesi olan Denali Dağı’ndan alan Denali Star, Alaska Demiryolu’nun en popüler tren rotası. Anchorage’den kalkan tren, 356 mil yol katederek Fairbanks’a ulaşıyor. Yaklaşık 12 saat süren yolculuk sırasında Alaska’nın beş coğrafi bölgesinden ikisini; Southcentral Alaska ve Interior Alaska’yı keşfetme imkânı sunuyor.
Rota boyunca tren; Wasilla, Talkeetna ve Denali Ulusal Parkı gibi duraklardan geçiyor. Yolculukta Chugach Dağları, Knik Nehri, Susitna Nehri ve kıvrıla kıvrıla akan Indian Nehri manzaraları eşlik ediyor. Brand Geçidi’nde Alaska Sıradağları’nın zirveleri, Healy Kanyonu’nda ise Nenana Nehri’nin kıvrımları büyülüyor.
Denali Star yolculuğunda sık sık bozayılar, geyikler ve Alaska’nın vahşi yaşamına özgü diğer canlılarla da karşılaşabilirsiniz. Dilerseniz bu deneyimi birkaç güne yayarak konaklama ve aktiviteler ekleyebilirsiniz.
Grand Canyon Railway: Arizona’dan Efsanevi Kanyona Yolculuk
1901 yılından bu yana kullanılan Grand Canyon Railway, Arizona’nın Williams kasabasından Grand Canyon’a uzanıyor. Lüks ya da ekonomi seçenekleriyle hizmet veren tren, yolcularına tarihi bir atmosferde unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Trene bindiğiniz anda eğlenceli bir yolculuk başlıyor; müzisyenler ve kovboy karakterleri eşliğinde adeta demiryolunun ilk günlerine ışınlanıyorsunuz. Pencerelerden izlediğiniz manzaralar çöllerden kırlara, kırlardan ormanlara geçiş yaparken sürekli değişiyor. Sabah 09.30’da kalkan tren, akşam 17.45’te tekrar Williams’a dönüyor.
Grand Canyon’un tarihi köyünde verilen 3 saatlik mola sırasında, tarihi binaları ve sergileri keşfetme fırsatı buluyorsunuz. Yol boyunca sincaplar, kokarcalar, dağ aslanları, baykuşlar, kuzgunlar, akbabalar ve antiloplar gibi vahşi hayvanlar da tren yolculuğuna eşlik ediyor.
Asya Rotaları
Palace on Wheels: Hindistan’ın Kraliyet Tren Yolculuğu
Adeta tekerlekler üzerinde bir saray olan Palace on Wheels, dünyanın en lüks trenlerinden biri olarak. Eski bir kraliyet treninden yolcu trenine dönüştürülen bu özel hat, antika ahşap mobilyalar ve zarif sanat eserleriyle dekore edilmiş lüks vagonlarıyla öne çıkıyor. 39 deluxe ve 2 süper deluxe kabinle konuklarını ağırlayan tren, Hindistan’ın görkemli tarihini ve manzaralarını raylardan keşfetmenin en ihtişamlı yollarından biri.
Delhi’den başlayan yolculuk 7 gece, 8 gün sürüyor. Rajasthan’ın başkenti Jaipur, Chittorgarh, Sawai Madhopur, Udaipur, Jaisalmer, Jodhpur ve son olarak dünyanın yedi harikasından biri olan Taj Mahal güzergâh üzerinde ziyaret ediliyor. Yol boyunca pencerelerden nefes kesen manzaralar eşlik ederken, her durakta Hindistan’ın kültürel ve tarihi dokusu keşfediliyor.
İki ayrı restoranında Hint ve dünya mutfaklarından seçkin lezzetler sunan tren, aynı zamanda spa vagonuyla da fark yaratıyor.
Afrika Rotaları
Rovos Rail: The Pride of Africa ile Lüks Tren Yolculuğu
Dünyanın en lüks trenlerinden biri olarak kabul edilen Rovos Rail – The Pride of Africa, demiryollarının altın çağını modern konforla birleştiriyor. 3 günden 15 güne kadar farklı rotalar sunan tren, yolcularına Afrika kıtasını keşfetmenin en zarif ve unutulmaz yollarından birini vadediyor.
Pretoria’dan Cape Town’a uzanan rotanın yanı sıra, seçtiğiniz programa göre Tanzanya, Angola, Mozambik, Botswana, Namibya, Zambiya ve Zimbabve gibi ülkeleri de görebilirsiniz. Geniş camlardan izleyebileceğiniz manzaralar arasında uçsuz bucaksız ovalar, yemyeşil ormanlar, vahşi doğa, dağlar ve renkli şehirler var. Yol boyunca Afrika coğrafyasını sinematik bir şölen gibi izliyorsunuz.
Gastronomi de bu yolculuğun önemli bir parçası. Taze ve mevsimlik malzemelerle hazırlanan menüler, her damak zevkine hitap edecek çeşitlilik sunuyor. Av eti gibi yöresel lezzetler de bu gurme deneyime dahil edilmiş.
Güney Amerika Rotaları
Hiram Bingham: Machu Picchu’ya Giden Lüks Tren Yolculuğu
Adını Machu Picchu’yu keşfeden Amerikalı kaşif Hiram Bingham’dan alan bu özel tren, Cusco’dan kalkarak Peru’nun en ikonik noktası Machu Picchu’ya ulaşıyor. Ahşap ve pirinç detaylarla tasarlanmış 1920’ler tarzındaki zarif vagonlara adım attığınız anda, yolculuğun sıradan olmaktan çok öteye geçtiğini hissediyorsunuz.
Konuklar kokteyllerle karşılanıyor, yol boyunca canlı müzik eşliğinde Peru mutfağının en seçkin lezzetleri servis ediliyor. Panoramik camlardan izlediğiniz manzaralar ise bu lüks deneyimi adeta büyüleyici bir seremoniye dönüştürüyor.
2003’ten bu yana dünyanın dört bir yanından binlerce yolcuyu ağırlayan Hiram Bingham tren yolculuğu, mistik bir serüven yaşamanın da en şık yolu. Dilerseniz bu deneyimi 9 güne kadar uzatarak, Cusco’dan kalkan diğer trenlerle Peru’nun farklı destinasyonlarını da keşfedebilirsiniz.
Okyanusya Rotaları
TranzAlpine: Yeni Zelanda’nın En Manzaralı Tren Yolculuğu
Yeni Zelanda’nın Güney Adası’nda (South Island) çalışan TranzAlpine, doğu kıyısındaki Christchurch’ten batı kıyısındaki Greymouth’a uzanan yaklaşık 5 saatlik büyüleyici bir yolculuk sunuyor. Panoramik yan ve çatı pencereleri sayesinde Güney Alpler’in nefes kesen manzaralarını keşfetmek mümkün.
Tren, Canterbury Plains’in uçsuz bucaksız düzlüklerinden başlayarak Waimakariri Nehri’nin görkemli geçitleri ve vadileri boyunca yükseliyor. Yol üzerinde kısa bir mola için Arthur’s Pass dağ köyünde duruyor, ardından Fox Buzulu ve Franz Josef Buzulu gibi Yeni Zelanda’nın en ünlü doğal harikalarını görme fırsatı veriyor.
Konforu da unutulmamış: TranzAlpine’de açık seyir vagonunun yanı sıra alkollü-alkolsüz içecekler, atıştırmalıklar ve hafif yemeklerin sunulduğu bir kafe vagonu da var. Doğayı en saf haliyle izlemek ve Güney Alpler’in güzelliklerini raylardan keşfetmek isteyenler için TranzAlpine, Yeni Zelanda’nın en özel tren yolculuklarından biri.


