Kayak otellerinden bağ evlerine, ılıman kış rotalarından şömineli kaçamaklara… Kışın Türkiye’de gidilecek en güzel ve özel otelleri keşfedin.
Karla kaplı dağların sessizliği, buharı tüten kaplıcalar, şömine başında uzayan akşamlar ya da kış güneşiyle ısınan sakin rotalar… Kış tatili herkes için aynı şeyi ifade etmiyor. Kimi için kayak sonrası sıcak bir duş, kimi için kalabalıktan uzak bir manzara, kimi içinse sadece durup nefes almak.
Türkiye, kış aylarında bu farklı beklentilerin hepsine karşılık verebilen nadir ülkelerden biri. Uludağ’ın zirvesinde karla çevrili bir otel odası, Kapadokya’da sabah balonlarla uyanılan bir manzara ya da Ege’de soğuk ama berrak günlerde güneşi yakalayan sessiz bir kaçamak…
Bu listede konumuyla, atmosferiyle ve mevsimi gerçekten yaşatmasıyla öne çıkan Türkiye’nin en güzel kış otellerini bir araya getirdik. Kalabalık kayak merkezlerinden uzak durmak isteyenler de, karın tam ortasına atlamak isteyenler de kendine göre bir adres bulacak.
Argos in Cappadocia, Kapadokya 


- Konum: Uçhisar, Kapadokya
- Oda yapısı: Doğal mağara süitleri ve özel teraslı taş konaklar (51 oda)
- Manzara: Güvercinlik Vadisi, açık havalarda Erciyes Dağı
- Kış atmosferi: Karla örtülü vadiler, şömineli odalar, sessiz ve dingin bir ortam
- Deneyim: Karda vadi yürüyüşleri, uzun akşamlar, yavaşlayan zaman hissi
- Yeme–içme: Otelin bahçesinde yetiştirilen ürünlerle hazırlanan menüler, Seki Restaurant
- Kimler için ideal: Romantik ve sakin bir kış kaçamağı arayanlar, kayak merkezlerinin kalabalığından uzak durmak isteyenler, manzara, mimari ve gastronomiyi birlikte deneyimlemek isteyenler.
Kapadokya’nın en yüksek noktalarından biri olan Uçhisar’da konumlanan Argos in Cappadocia, doğal mağara süitleri ve özel teraslı taş konaklardan oluşan 51 farklı odasıyla her misafirine başka bir Kapadokya hikâyesi sunuyor. Güvercinlik Vadisi’ne ve havanın açık olduğu günlerde Erciyes Dağı’na uzanan manzarası, kış aylarında karla örtülmüş Kapadokya’yı sessiz bir film sahnesine dönüştürüyor.
Kar altında vadilerde yürüyüşe çıkabilir, günün sonunda şömineli odanıza çekilip zamanı yavaşlatabilirsiniz. Sabahları sisin arasından yükselen balonlar, akşamları taş duvarların ardında yankılanan bir dinginlik… Argos’ta kış, kalabalıktan uzak bir mevsim olarak yaşanıyor.
Otelin kendi bahçesinde yetiştirilen ürünler, Kapadokya mutfağının köklü tarifleriyle buluşuyor. Bu lezzetler, modern dokunuşlarla yorumlanarak Seki Restaurant’ta öğle ve akşam yemeklerinde servis ediliyor. Mevsimi tabakta hissettiren bu mutfak anlayışı, Argos’un en güçlü tamamlayıcılarından.
Swissotel Uludağ, Bursa 

- Konum: Kirazlıyayla, Uludağ – Bursa
- Yapı: Restore edilmiş tarihî sanatoryum
- Oda yapısı: 173 ferah oda ve süit
- Doğal çevre: Çam ormanları, yüksek rakım, temiz dağ havası
- Kış atmosferi: Sessizlik, doğayla iç içe, kalabalıktan uzak
- Well-being: Spa, hamam, yoga ve meditasyon alanları (Pürovel Spa & Sport)
- Yeme–içme: Türk ve uluslararası mutfak, taze ve sağlıklı menüler
- Kimler için ideal: Kayak merkezlerinin yoğunluğundan kaçmak isteyenler, kışın dinlenme ve yenilenmeyi önceliklendirenler, sağlıklı yaşam, mimari ve doğayı birlikte deneyimlemek isteyenler
Uludağ’ın temiz dağ havasını ve doğasını yaşamak için Swissôtel Uludağ Bursa benzersiz bir adres. Kirazlıyayla’da, restore edilmiş tarihî bir sanatoryumun modern zarafetle buluştuğu otel, misafirlerine dinginlik ve konforu bir arada sunuyor.
Türk mimarisinin önde gelen isimleri tarafından tasarlanan, çam ağaçlarıyla çevrili tesis, tarihî dokusunu koruyarak modern bir konaklama vadediyor. Ferah süitlerden oluşan 173 odası, İsviçre işlevselliği ve zamansız bir zarafet anlayışıyla dekore edilmiş. SPA, hamam, yoga ve meditasyon gibi olanaklarla sağlıklı yaşamı merkeze alan Pürovel Spa & Sport, misafirlerini fiziksel ve zihinsel yenilenmeye davet ediyor.
Türk ve uluslararası mutfaklardan sağlıklı lezzetler sunan restoranları, taze malzemelerle hazırlanan menüleriyle de öne çıkıyor. Doğa ile iç içe, huzur dolu bir kaçamak arayanlar için Swissôtel Uludağ Bursa, lüks ve sağlıklı yaşamın kesişim noktasında özel bir otel.
; 02242653600
Magna Pivot, Erciyes 


- Konum: Erciyes Dağı, Kayseri
- Rakım: 2.200 metre
- Oda yapısı: Modern, dağ sporları odaklı konaklama
- Kış atmosferi: Yüksek tempo, adrenalin, sportif deneyim
- Kayak altyapısı: Uluslararası standartlarda pistler
- Öne çıkan pist: Albert Zehetner (ALLI) imzalı X-Cross / Boarder Cross
- Aktiviteler: Snowboard, snowkite, snowtubing
- Well-being: Spa & recovery alanı, Aura Chake ürünleri
- Kimler için ideal: Kayak ve snowboard yapmak isteyenler, adrenalin ve sportif kalite arayanlar
Erciyes Dağı’nın eteklerinde, 2.200 metre yükseklikte konumlanan Magna Pivot, kış tatilini sakinlikten çok hareket ve adrenalin üzerinden tanımlayan bir dağ oteli. Burada odak pist ve performans.
Magna Pivot’u benzerlerinden ayıran, Erciyes Kayak Merkezi’nin altyapısıyla kurduğu doğrudan ilişki. Pistler uluslararası standartlarda sportif kullanım için tasarlanmış. 2010 Vancouver ve 2014 Sochi Olimpiyatları’nda snowboard serbest stil pistlerinin yapımında görev alan dünyaca ünlü tasarımcı Albert Zehetner (ALLI) imzalı X-Cross / Boarder Cross Pisti, bu yaklaşımın en net göstergesi.
Kayak dışında snowkite, snowtubing ve farklı kış aktiviteleriyle gün boyu tempo hiç düşmüyor. Yani Magna Pivot’ta kış bizzat içine girilen bir deneyim. Yoğun geçen günün ardından spa alanı devreye giriyor. Spa’da kullanılan, Fransa menşeli lüks kozmetik markası Aura Chake, bedeni toparlamaya ve kas yorgunluğunu dengelemeye odaklanan bir rahatlama sunuyor.
Magna Pivot, Erciyes’te kışı yüksek irtifa ve yüksek tempo olarak yaşamak isteyenler için bir adres.
Simurg Inn, Ayvacık 


- Konum: Ahmetçe Köyü, Ayvacık – Çanakkale
- Konaklama: 4 oda + 1 taş ev
- Doğal çevre: Zeytinlikler, vadiler, Ege kırsalı
- Kış atmosferi: Yavaş, samimi, topluluk hissi yüksek
- Deneyim: Ortak sofralar, ev hissi, doğayla temas
- Yeme–içme: Organik, büyük ölçüde kendi üretimleri
- Aktiviteler: Doğa yürüyüşleri, tarım aktiviteleri, yoga & nefes çalışmaları, safari ve tekne turları, fotoğraf gezileri
- Kimler için ideal: Kalabalık otellerden uzak duranlar, kışın içe dönmek ve yavaşlamak isteyenler, doğa, paylaşım ve samimiyet arayanlar
Çanakkale Ayvacık’ta, hâlâ kalabalıklar tarafından keşfedilmemiş Ahmetçe Köyü’nde yer alan Simurg Inn, klasik bir otelden çok, doğayla baş başa bir tatil sunuyor. Misafirlerini hızdan ve programdan arındırıp tatili temas, paylaşım ve yavaşlama üzerine kuruyor.
Tesis 4 oda ve 1 taş evden oluşuyor. Az oda, az misafir, çok alan… Amaç ev hissini, samimiyeti ve gündelik hayatın ritmini yakalamak. Hayvanlarla bir arada geçirilen günler, tanımadığınız insanlarla paylaşılan sofralar ve uzun akşam yemekleri Simurg Inn deneyiminin merkezinde yer alıyor.
Akşam yemeklerinde sunulan lezzetlerin büyük bölümü organik ve tesisin kendi üretimi. Sofralar sohbet, tanışma ve yavaşlama için kuruluyor.
Doğa yürüyüşleri, tarım aktiviteleri, yoga ve nefes çalışmaları, safari ve tekne turları gibi seçenekler ise ihtiyaca göre şekillenen bir kaçamak sunuyor. Kışın sessizliğini doğayla ve insanla temas ederek yaşamak isteyenler için özel bir durak.
Casa Margot Hotel, Fethiye 


- Konum: Fethiye Marina
- Manzara: Panoramik deniz ve marina manzarası
- Oda yapısı: Geniş odalar, manzaraya açılan jakuziler
- Kış atmosferi: Ilıman hava, sakin şehir temposu
- Yeme–içme: Akdeniz mutfağı, Citrus Restaurant
- Deneyim: Manzara odaklı dinlenme, şehirden kopmadan kaçış
- Ulaşım avantajı: Doğal ve tarihî noktalara kolay erişim
- Kimler için ideal: Kışın güneşi ve denizi birlikte hissetmek isteyenler, kalabalık resort’lar yerine butik ve sakin otel arayanlar, manzara, gastronomi ve konforu aynı potada isteyenler
Fethiye marinasına hâkim bir noktada konumlanan Casa Margot Hotel, Akdeniz’i kış aylarında da manzara ve konfor üzerinden görmek isteyenler için bir şehir oteli. Denizle iç içe ama kalabalıktan uzak konumu sayesinde, Fethiye’nin sakin yüzünü yakalıyor.
Geniş odalar, panoramik Fethiye manzarasıyla birleşiyor. Kışın serin günlerinde, manzaraya açılan jakuziler otelin en ayırt edici detaylarından biri. Tatil, programdan çok manzaraya bakarak geçirilen zamanla anlam kazanıyor.
Otelin gastronomi tarafında ise Akdeniz mutfağı öne çıkıyor. Deniz ürünleri ve mevsimsel malzemelerle hazırlanan menüler, Citrus Restaurant’ta sunuluyor. Akşamları marina ışıkları eşliğinde uzayan sofralar, Casa Margot’nun “ev hissi”ni güçlendiren detaylardan.
Merkezi konumu sayesinde Fethiye’nin doğası, koyları ve tarihî noktalarına ulaşım da kolay. Casa Margot Hotel, kışın kalabalık tatil anlayışından uzaklaşıp manzara, konfor ve Akdeniz sakinliği arayanlar için iyi bir seçenek.
Sway Hotels, Palandöken 


- Konum: Palandöken Kayak Merkezi, Erzurum
- Oda yapısı: 181 modern oda ve suit
- Manzara: Dağ ve şehir manzarası
- Kış atmosferi: Yüksek tempolu, sosyal, hareketli
- Kayak avantajı: Uzun pistler, güçlü altyapı, şehir merkezine yakınlık
- Après-ski: Teras bar, kokteyller, sosyal alanlar
- Yeme–içme: Açık büfe restoran, barlar, Meksika mutfağı seçenekleri
- Aile & çocuk: Profesyonel eğitmenlerle kayak dersleri, çocuklara özel programlar ve yarışmalar
- Kimler için ideal: Kayak tatilini sosyal hayatla birleştirmek isteyenler, çocuklu aileler, “pist + après-ski” dengesini arayanlar
Türkiye’nin en yüksek standartlara sahip kayak merkezlerinden Palandöken’de konumlanan Sway Hotels, kış tatilini pistle sınırlamayan, günün tamamına yayılan bir dağ oteli. Uzun pistleri, kar kalitesi ve şehir merkezine yakınlığıyla bilinen Palandöken’de Sway, kayak–eğlence–konfor dengesini kuruyor.
Dağ ve şehir manzarasına açılan 181 geniş oda ve suit, modern donanımı ve ferah planlarıyla özellikle uzun süreli kış tatilleri için rahat bir konaklama sağlıyor. Gün boyu pistlerde geçen temponun ardından otelin sosyal alanları devreye giriyor. Zengin açık büfe restoran, günün yorgunluğunu atmak için tasarlanmış barlar ve farklı mutfak seçenekleri, Sway’in après-ski kültürünü güçlü kılan detaylar.
Otelde yer alan barlarda imza kokteyller ve Meksika mutfağından lezzetler öne çıkarken, açık havayı tercih edenler için Après-Ski Teras Bar, Palandöken atmosferini birebir yaşatan bir durak.
Sway Hotels’i öne çıkaran bir diğer önemli unsur ise aile dostu yapısı. Çocuklar için özel programlar, profesyonel eğitmenler eşliğinde kayak dersleri ve yaş gruplarına göre düzenlenen aktiviteler sayesinde, minik misafirler güvenli bir ortamda kayak yapabiliyor.
HSVHN, Gaziantep 


- Konum: Gaziantep eski şehir merkezi
- Yapı: Restore edilmiş tarihî han (Lala Mustafa Paşa Hanı)
- Oda sayısı: 12
- Kış atmosferi: Ilıman hava, şehir içi keşif, kültür ve gastronomi odaklı
- Mimari: Mahmut Anlar imzalı restorasyon, ödüllü iç dekorasyon
- Yeme–içme: Otel bünyesinde şık ve otantik restoran, İmam Çağdaş’a yürüme mesafesi
- Yakın çevre: Gaziantep Kalesi, müzeler, eski şehir dokusu
- Deneyim: Ev hissi, kişisel ev sahipliği, butik konaklama
- Kimler için ideal: Kışın soğuktan kaçıp şehir keşfi yapmak isteyenler, gastronomi ve mimari meraklıları, büyük oteller yerine karakterli butik adres arayanlar
Kışın sertleşmeyen havası, güçlü mutfağı ve katmanlı tarihiyle Gaziantep, yılın bu döneminde şehir kaçamakları için en keyifli duraklardan biri. OGGUSTO’nun favorileri arasında yer alan şehirde, konaklama tarafında öne çıkan adreslerden biri ise HSVHN.
Ünlü mimar Mahmut Anlar tarafından restore edilen, eski adıyla Lala Mustafa Paşa Hanı, bugün otel, restoran ve dükkânlarıyla yaşayan bir yapı. 12 odalı butik otel, ölçülü lüks anlayışı ve ödüllü iç mimarisiyle dikkat çekiyor.
Eski şehrin tam merkezinde, Gaziantep Kalesi’ne karşı konumlanan HSVHN, gastronomi meraklıları için de ciddi bir avantaj sunuyor. Şehrin simge lezzet duraklarından İmam Çağdaş’a yürüyerek birkaç dakika mesafede. Otelin kendi bünyesinde yer alan restoran ise şık ama iddiasını bağırmayan, otantik bir sofralara davet ediyor.
HSVHN’de konaklamayı özel kılan bir diğer detay da ev sahipliği hissi. Otelin sahibi Mine Özmen’in birebir ilgisi, burayı zincir otellerden ayıran bir atmosfere taşıyor.
Şehre gelmişken, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmeden dönmek ise büyük eksik olur.
The Stay Warehouse, Alaçatı 


- Konum: Alaçatı merkez
- Yapı: 1980’lerden kalma depo dönüşümü
- Oda sayısı: 24
- Doğal çevre: Yeşil bahçe, sakin sokaklar
- Kış atmosferi: Sessiz, kültürel, üretken
- Ortak alanlar: Çok amaçlı yaşam alanı, sanat & mimari kütüphanesi
- Kültürel program: Müzik ve tiyatro performansları, mutfak atölyeleri, sergiler ve film festivali iş birlikleri
- Sürdürülebilirlik: Ağaçlara zarar vermeden inşa, geri dönüştürülmüş cam, ahşap ve tuğla kullanımı
- Kimler için ideal: Kışın Alaçatı’yı kalabalıksız yaşamak isteyenler, kültür, tasarım ve mimariye ilgi duyanlar, sürdürülebilir ve karakterli otel arayanlar
80’li yıllarda bir depo olarak kullanılan The Stay Warehouse, bugün Alaçatı’nın merkezine birkaç adım mesafede, tasarım ve kültürü odağına alan karakterli bir otel. Yazın kalabalığıyla anılan Alaçatı, kış aylarında burada bambaşka bir ritme bürünüyor: Daha sakin, daha düşünceli, daha yerel.
Yemyeşil bir bahçeye açılan 24 odalı butik otel, konforu gösterişten uzak bir estetikle birleştiriyor. The Stay Warehouse’u sıradan bir konaklama adresinden ayıran asıl unsur, ortak alanları. Çok amaçlı yaşam alanı, sanat ve mimari üzerine kapsamlı bir kütüphane ve otelin kendi kürasyonuyla hazırlanan kültürel programlar, burayı yaşayan bir mekâna dönüştürüyor.
Müzik ve tiyatro performansları, mutfak atölyeleri, sergiler ve film festivalleriyle iş birliği içinde gerçekleştirilen özel etkinlikler, özellikle kış aylarında Alaçatı’ya başka bir anlam kazandırıyor. The Stay Warehouse’ta tatil üretmek, izlemek ve paylaşmak üzerine kurulu.
Sürdürülebilirlik yaklaşımı ise dekoratif bir iddia değil, yapının temel karakterlerinden. İnşaat sürecinde çevredeki tek bir ağaca bile zarar verilmemiş, kullanılan cam, ahşap ve tuğlaların bir bölümü Anadolu ve Doğu Karadeniz’de terk edilmiş yüz yıllık köy evlerinden geri dönüştürülerek temin edilmiş.
The Stay Warehouse, kışın Alaçatı’yı yazdan tanıdığımız hâlinden çıkarıp kültür, tasarım ve sakinlik ekseninde yeniden keşfetmek isteyenler için bir adres.
Palivor Çiftliği, Kırklareli 


- Konum: İğneada yakınları, Kırklareli
- Arazi: 140 dönüm
- Konaklama: 10 müstakil konut, her biri 6–20 dönüm arası özel tarla alanı
- Kış atmosferi: Doğayla iç içe, sakin, geniş alan hissi
- Deneyim: Doğa yürüyüşleri, bisiklet ve at binme, mantar avı gibi gurme aktiviteler
- Yeme–içme: Kendi üretimleri, ev hissi veren sofralar
- Öne çıkan detay: 2011 Avrupa Gayrimenkul Ödülleri – 6 ödül
- Kimler için ideal: Kalabalık gruplar, çocuklu aileler, kışın doğada vakit geçirmek isteyenler
Kırklareli’nde, İğneada coğrafyasına komşu Palivor Çiftliği, kış aylarında doğayla temas etmek isteyenler için eko-yaşam deneyimi sunuyor. 140 dönüm arazi üzerine kurulu özel proje, klasik bir çiftlik konaklamasından çok, doğanın ritmine uyumlanan bir yaşam alanı.
Arazide yer alan 10 müstakil konutun her biri, 6 ile 20 dönüm arasında değişen kendine ait organik tarla alanlarına sahip. Bu ölçek, Palivor’u kalabalık gruplar ve çocuklu aileler için benzersiz kılıyor. Projenin bu yaklaşımı, 2011 Avrupa Gayrimenkul Ödülleri’nde kazandığı 6 ödülle de tescillenmiş durumda.
Kış aylarında Palivor’da zaman, şehirden alışık olduğumuz hızda akmıyor. Doğa yürüyüşleri, bisiklet ve at binme rotaları, mevsimine göre düzenlenen mantar avı gibi aktiviteler, günleri keyifli hale getiriyor. Akşamları ise şömine başında, çiftliğin kendi üretimi olan ürünlerle kurulan sofralar devreye giriyor.
Palivor Çiftliği, kışın lüksü sessizlikte, alan hissinde ve birlikte geçirilen zamanda arayanlar için ideal bir kaçış rotası.
Hotel Caeli, Çanakkale 


- Konum: Kumköy, Eceabat – Gelibolu Yarımadası
- Doğal çevre: Bağlar, açık arazi, tarihsel peyzaj
- Oda sayısı: 21 oda ve süit
- Tema: Bağ kültürü, gastronomi ve sanat
- Kış atmosferi: Sessiz, rafine, yavaş tempolu
- Yeme–içme: Mevsimsel ve yöresel mutfak, otelin kendi yapımı içecekler
- Sanat: Sanat koşu parkuru, heykel bahçesi (Seçkin Pirim, Carole Feuerman eserleri)
- Deneyim: Bağ yürüyüşleri, gastronomi odaklı konaklama, sanatla iç içe zaman
- Kimler için ideal: Kışın gastronomi merkezli bir kaçamak isteyenler, sanat ve mimariyle temas kurmayı sevenler, kalabalık oteller yerine karakterli, sakin adres arayanlar
Gelibolu Yarımadası’nın tarih ve doğayla katmanlanan coğrafyasında, Eceabat’ın Kumköy mevkiinde konumlanan Hotel Caeli, kış aylarında sakinlik, lezzet ve estetiği bir arada sunan özel bir bağ oteli.
Otelin 21 oda ve süiti, dünyanın seçkin üzüm çeşitlerinden ilham alan isimler taşıyor. Bu detay, Caeli’nin yaklaşımını özetliyor: Tematik, gösterişsiz, rafine, rahat. Kış aylarında sisle örtülen bağlar ve geniş arazi, Gelibolu atmosferini hissettiriyor.
Mutfak, Caeli’nin merkezinde yer alıyor. Yöresel ve mevsimsel ürünlere dayanan menüler, gastronomiyi doğal bir ritüel hâline getiriyor. Otelin bağlarından elde edilen üzümlerle üretilen kendi yapımları içecekler, sofrayı tamamlayan detaylardan biri.
Sanat ise çok yerinde bir eşlikçi. Otel arazisine yayılan sanat koşu parkuru ve heykel bahçesinde, Seçkin Pirim’den Carole Feuerman’a uzanan seçkin isimlerin eserleri yer alıyor. Caeli’de kış yürümek, düşünmek ve bakmak üzerine kurulu bir tatile dönüşüyor.
Lezzet, sanat ve bağ kültürü etrafında şekillenen bir adres.
Nişanyan Evleri Hotel, Şirince 


- Konum: Şirince Köyü, Selçuk – İzmir
- Yapı: Restore edilmiş 19. yüzyıl evleri
- Oda yapısı: Ana otelde 5 oda, köye yayılmış farklı konaklar
- Kış atmosferi: Sessiz, yıldızlı geceler, köy sakinliği
- Deneyim: Soba başı akşamlar, kestane, sohbet, yavaş tempo, hamamda dinlenme
- Öne çıkan his: Ev sıcaklığı, kişisel hikâye, yalın konfor
- Kimler için ideal: Kışın şehirden tamamen kopmak isteyenler, büyük oteller yerine ruhu olan mekânları tercih edenler, sessizlik, manzara ve basit ritüellerden beslenenler
Şirince Köyü’nün en yüksek noktasında yer alan Nişanyan Hotel, yıllara yayılan bir tutkunun sonucu olarak ortaya çıkmış, birbirine eklemlenen yapılardan oluşan özgün bir otel. 19. yüzyıldan kalma evlerin restore edilmesiyle başlayan yolculuk, bugün köyün dokusuna saygılı bir şekilde yaşamaya devam ediyor.
Otelin ana yapısı, yalnızca 5 odalı ve Şirince’nin tepesine hâkim bir konumda yer alıyor. Bunun yanı sıra farklı konaklara yayılan odalar, kalabalık hissi yaratmadan misafirlerini ağırlıyor.
Kış aylarında Şirince, Nişanyan Hotel ile birlikte bambaşka bir atmosfere bürünüyor. Şehirden uzak, ışık kirliliğinden arınmış gecelerde yıldızları izlemek, soba üzerinde pişen kestaneler eşliğinde akşamları uzatmak ve hamamda bedenini gevşetmek… Hepsi kalıcı bir iyi his bırakıyor.
Nişanyan Hotel, kış tatilini paha biçilemez anlar üzerinden tanımlayanlar için özel bir durak.
D Resort, Göcek 


- Konum: Göcek, Muğla
- Kış iklimi: Ilıman, açık hava aktivitelerine uygun
- Atmosfer: Sakin, rafine, marina kasabası temposu
- Well-being: Spor salonu, spa
- Yeme–içme: Doğal ve yöresel ürünlerle kahvaltı, seçkin menüler
- Deneyim: Bisikletle kasaba keşfi, yerel lezzet durakları, uygun havalarda Sundowner teknesiyle koy gezileri
- Yakın rotalar: Dalyan, Kayaköy, Ölüdeniz, Likya Yolu, Saklıkent, Kelebekler Vadisi, Kabak Koyu
- Kimler için ideal: Kışın güneşli ve ılıman bir kaçamak isteyenler, otelden çıkıp çevreyi keşfetmeyi sevenler, huzurla birlikte hareket alanı arayanlar
Yalnızca yaz aylarına sıkışmayan D Resort Göcek, kışın da Göcek’in ılıman iklimini, sakin temposunu ve doğayla iç içe yapısını avantaja çeviren rafine bir otel. Marina kasabasının dinginliği, güler yüzlü hizmet anlayışı ve ev hissi veren mimarisiyle kışın “kaçıp gelinen” adreslerden.
Güne, doğal ve yöresel ürünlerle hazırlanan bir kahvaltıyla başlamak; gün içinde spor salonu ve spa arasında denge kurmak mümkün. Otelin mimarisi, kış aylarında daha da belirginleşen bir sakinlik hissi yaratıyor. Yılbaşını ya da kısa bir kış molasını Göcek yeşili içinde, kalabalıktan uzak, hareketten kopmadan geçirmek isteyenler için ideal.
D Resort Göcek’te kış, otelin dışına taşıyor. Otelin bisikletleriyle kasabayı dolaşabilir, yerel lezzet duraklarını keşfedebilir ya da havalar elverdiğinde otele ait Sundowner teknesiyle Göcek koylarını denizden izleyebilirsiniz. Ilıman iklim sayesinde bu esneklik mümkün.
Konumu sayesinde çevredeki doğal ve tarihî rotalar da kış aylarında daha rahat keşfediliyor: Dalyan, Kayakoy, Oludeniz, Likya Yolu, Saklikent Kanyonu, Kelebekler Vadisi ve Kabak Koyu. D Resort Göcek, kış tatilini tek bir mekâna sıkıştırmadan, hareketli ama huzurlu bir çizgide yaşamak isteyenler için bir merkez.
Kapak Görseli: Sway Hotels, Palandöken


